VARAN RAMAZAN NAMENİN HÜZNÜ İLE YİRMİ SEKİZ

ABONE OL
Ağustos 16, 2012 11:19
0

BEĞENDİM

ABONE OL

RABITA

Dinimizde rabıta, Bir çeşit tefekkürdür. Tefekkür: varlıkları ve hadiseleridüşünüp onlarda gizlenen ilâhi rahmeti, hikmeti, kudreti fark etmek ve bu vesile ile kâlbi zikre getirmektir. Kâlbin en önemli vazifesi tefekkür ederek uyanmak ve dolayısıyla Yüce Allah’a bağlanmaktır. Allah Tealâ’nın zatından başka her varlık tefekkür edilebilir. Hayalen üzerinde derin derin düşünülebilir. ( Cenab-ı Hakk asla, tefekkür edilemez, (Feylesoflar bu vartaya düşerek dinden çıkıyorlar).

Tasavvufta, kendisine bakılınca Yüce Allah’ı hatırlatan bir kâmil insanı düşünmeğe rabıta denir. Kâmil insanın kâlbi Allah Tealâ’nın en fazla nazar ve tecelli ettiği bir mahâldir.

BİRDEN BİRR’E
Yolları tozutup duman eyledi.
İlk günde kâfir mi imân eyledi?
Ruhsatı Allah’dan alan söyledi,
Mankut olan boş kafaya ne denir?

İçeriyi cerihattan yıkayan,
Seviç ile şer musluğu tıkayan.
Eski hamam ve tas yokluğu ayan.
Kebairde kalanlar debelenir.

İzindeyiz diye diye yüz sene,
Zamanenin yalabıkları, Kene.

“Yolun esası, Allah’a teveccüh, farz ve sünnetleri edâ etmektir. Yemek, içmek, giyinmek ve oturmakta; işlerde ve âdetlerde vasat=orta yolu tutmaktır.” (Şah-ı Nâkşibend (k.s)

“Mü’min Kûr’ân-ı Kerim’i hatmedtiği zaman, alt mış bin melek onun için Cenab-ı Hak’tan mağfiret talep eder.” (Hadis-i Şerif , Deylemi. Müsnedü’l-Firdevs)

“ Kim Kûr’ân-ı Kerimi gece gündüz okursa mağfiret olunur.” (H.Ş.Sünen-i Darimi)

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP