Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Türkiye Hiçbir Zaman Su Zengini Bir Ülke Olmadı

‘Sulamada Bilişim ve Uzaktan

‘Sulamada Bilişim ve Uzaktan Algılama ile Su İzleme’ eğitim toplantısı gerçekleşti.

Isparta’nın Eğirdir İlçesinde gerçekleşen eğitim toplantısında son yıllarda yaşanan kuraklıklar ve iklim değişikliğine dikkat çekilerek suyun tasarruflu kullanılması konuları anlatıldı.

İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi iş birliği ile ‘Sulamada Bilişim ve Uzaktan Algılama ile Su İzleme’ konularında eğitim toplantısı gerçekleşti. Toplantıya Eğirdir Belediye Başkanı Veli GÖK, Ziraat Odası Başkanı Osman Sarıdoğan, Tarım ve Orman Gençlik Konseyi Isparta Temsilcisi Nagihan Ersan ve çok sayıda mahalle ve köy muhtarı ile Sulama Kooperatifi ve Tarımsal Kalkınma Kooperatifi başkanları ile çok sayıda çiftçi katılım sağladı. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde görev yapan Prof. Dr. Yusuf UÇAR çiftçilerimize ülkemizde yaşanan su sıkıntısının arttığını ve kısıtlı kaynak olduğu için mevcut kaynaklarımızı doğru kullanmamız gerektiğini bunun için teorik bilgiye sahip olunduğunu fakat uygulamada ne yazık ki diğer ülkelere göre geride olduğumuzu, doğru sulama yapılmazsa bunun hem üretime hem toprağa zararlı olduğunu ve doğru sulama için hangi bilgilere ihtiyacımız olduğunu anlattı.

Prof. Dr. Yusuf UÇAR Demirören Haber Ajansına yaptığı açıklamada; ‘Evet sulamayla ilgilenenler bilir ki Türkiye hiçbir zaman su zengini bir ülke olmadı. Türkiye’nin toplam kullanılabilir potansiyelini ve nüfusumuzu dikkate aldığımız zaman yıllık kişi başına düşen su miktarının yaklaşık olarak bin üç yüz metreküp civarında olduğunu biliyoruz. Bu su miktarı çeşitli indeksler var dünyada bununla ilgili geliştirilmiş su zengini olup olmadığına ilişkin Falkenmark su indeksine göre de diğer indekslere göre de bu su miktarıyla ülkemizin su zengini bir ülke olmadığını biz biliyoruz. Bu nedenle yaklaşık olarak Dünya ortalamasına yakın bir değerle yüzde yetmiş beşini tarımsal sulamada su kaynaklarımızın da kullanıldığı, göz önüne alındığında bizim mutlaka ama mutlaka tarımsal sulamada su tasarrufuna gitmemiz gerekiyor. Bunun için tabii ki su tasarrufuna gitmek sadece çiftçinin tek başına ya da başka kurumların tek başına yapacağı bir durum değil bunu bizim başarabilmemiz için tüm paydaşlarımızın bir araya gelerek tarımsal su kullanım etkinliğini arttırmamız gerekiyor. Bunun için öncelikle toprağımızı iyi tanımamız gerekir. Bitkimizi iyi tanımamız gerekir hava koşullarıyla ilgili verileri ölçmemiz gerekir. Bitkinin hangi dönemde suya karşı hassas olduğunu mutlaka ama mutlaka tespit etmemiz gerekir.

Etkili iki kök derinliğinin artı eğer tek yıllık bitkiyse dönemsel olarak bitki katsayılarının bilinmesi gerekir. Bu bileşenler tespit edildikten sonra artı toprak özellikleri, tarla kapasitesi, solma noktası, infiltrasyon hızı gibi parametreleri de ortaya koyduktan sonra bütün bu bileşenlerle bir sulama zaman planlaması bunu ortaya koymamız gerekir. Tabii ki sulama zaman planlaması aslında bitkinin ne zaman, ne kadar suya ihtiyaç olduğunun tespit edilip ona göre sulama suyu uygulanmasıdır. Ama kısıtlı su koşullarında da dünyada geliştirilmiş ve ülkemizde de uygulaması olan çeşitli teknikler söz konusu. Mevsim üstü kısıtlı uygulama gibi bitkinin suya karşı duyarlı olduğu dönemlerde su kısıtlı uygulama gibi bu sulama zaman planlamaları çerçevesinde ciddi anlamda bir su tasarrufu yapmak, tarımda su tasarrufu yapmak mümkün olacaktır. Bir başka durum da özellikle basınçlı sulama yöntemlerindeki proje hatalarının ortadan kaldırılabilmesi için toprağın ve bitki özelliklerinin dikkate alındığı bir projeleme yapmamız gerekiyor bizim.

Bunun için en modern sulama yöntemi olarak bilinen sulama yöntemlerinden biri damla sulama yöntemi. Toprağın tarla kapasitesinin solma noktasının, hacim ağırlığının, infiltrasyon hızının bilinmesi ve bu parametrelere göre damlatıcı debisinin arttırılıp damlatıcı aralığını ve bir bitki sırasında kaç tane lateral boru tesis edileceğinin ortaya konulması gerekir. Tabii son dönemde özellikle 2010’lu yıllardan sonra hassas sulama terminoloji olarak literatürümüze girmiş durumda. Hassas sulama tekniklerinin geliştirilebilmesi için de hem uydu görüntüleri, hem drone görüntüleri hem de toprak nemini izleyen sensörler yardımıyla hassas sulama tekniklerinin de artık üretici bazında kullanılması gerekir tarımda su kullanım etkinliğini arttırabilmek amacıyla.’ İfadelerini kullandı.

Daha sonra katılımcıların soruları cevaplandıktan sonra program sona erdi.