ÖĞRETMENLİK ÖNEMLİDİR

ABONE OL
Şubat 5, 2012 22:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İyisiyle-kötüsüyle 2011-2012 eğitim-öğretim yılı 1.dönemini bitiren çocuklarınız, çok bekledikleri Şubat dönemi tatilini de bitirip-okullarıyla yeniden kucaklaştılar. Geçmiş yıllarda olduğu şekliyle ‘’zayıfı çok olduğu için eve gitmeyen-evden kaçan-intihara yeltenen çocuk’’ hikayeleri duymamış olmak beni ziyadesiyle memnun etti. Umarım bu herkesin ortak fikridir.

Bilinçsiz yaklaşımlar beklenmedik sonuçlar veriyor ve hepimiz de üzülüyorduk. Demek ki böyle de olabiliyormuş..

Okula kavuşan sadece çocuklar değil elbette, öğretmenler de onlara kavuştu. Herkes bir dinlenmenin ardından yeni bir telâşın içinde bulacak kendini..

Kırmadan-kırılmadan tamamlamaktır dileğim eğitim-öğretim yılını. Çünkü gergin toplum yaşantımız, birbirimizi çabucak kırmamıza sebepler oluşturuyor. Çocuklar kendi aralarında ince şakaları tartışmaya dönüştürürken; okul idaresini zora sokabileceklerini hatta ailelerinin de araya girerek durumu daha karmaşık bir hale getirebileceğini düşünmezler bile. Doğal refleks olarak her aile çocuğunu korumak isterken okul idaresi ile olduğu kadar öğretmenlerle de gerilimli günler yaşayabilir. Sükûnet ve karşılıklı dinleme alışkanlığının yerleşmesi ile çoğu problemin kendiliğinden çözüleceğini düşünürüm ben hep..

Öğretmenler görev sorumluluğu ile belki fazlaca titizlenebilirler.. Öğrenciler ise bunu kendilerine aşırı yüklemeler olarak algılayabilirler. Bunun ortası başarıyı yakalama endişesinde yatar. Sorarsanız herkesin beklentisi de zaten budur. Ama gerildiniz mi,bunu unutursunuz..

2. dönem 1.döneme göre biraz daha okul-aile ilişkisinin güçlenmesi gereken bir dönemdir. Çünkü sınavlar dönemi.. Çocukluklarını yaşatamadığımız çocuklarımızın gerilme günleri.. Milli Eğitim Bakanlığı 6-7-8 sınıflarda ayrı ayrı sınav yapma kararlılığından vazgeçmekle aslında toplumu rahatlattı. Dershaneler biraz olumsuz etkilenseler de aileler rahatladı. Tabii ki bu rahatlık çocuklara da yansıdı. Ama 8.sınıfta hepsi birden üstüne bindirilerek gelecekse, vay o çocukların haline..

Aileler; tatillerini ve misafir kabul günlerini bile sınav gündemine göre ayarlamaya başlayacaklar, aynını çocuktan da isteyecekler. Yani, her şey sınav sonrasına ertelenecek.. Ondan sonrası ne mi olacak? O’nu da o zaman konuşuruz.

Başlığa dönersem eğer; ÖĞRETMENLEK ÖNEMLİDİR. Önemini kavrayamamış olanların terk etmesi gereken bir meslektir. Adresi belli olsun diye yapılacak bir iş değildir.

‘’İş değildir’’i özellikle kullanıyorum. Çünkü bu mesleğin kazandırdıklarını da kaybettirdiklerini de telafi edemezsiniz. Öyle dershanelerden falan medet ummayın. Okulda öğrenilemeyen bilgi için dershane yada özel öğretmen ne yapabilecek ki! Okula yılda 1 kez aidat ödememek için her yolu deneyen insanlar, dershane ve bilhassa özel öğretmenlere ödedikleri ücretleri bir düşünmelidirler. Dershanelere bir sözüm yok. İnsan çalıştırıp-istihdam ve katma değer kazandırıyorlar ülkeye. Özel ders verenlerin bir kaydı var mı? Bu konudaki araştırmalara bakacak olursanız; Isparta’da bile özel öğretmen ders ücretleri her yıl 1 özel okul yapar.

ÖĞRETMENLİK ÖNEMLİDİR. Öğretmenlerin ders ve ders dışı çalışmalarının düzenlenmesi de ekonomik durumlarının düzenlenmesi kadar önem arz ediyor benim için. Milli Eğitim teşkilatı öyle bir yapı ki; kurumlarda yıllık izin 20-30 gün ve 40 saat haftalık mesai, okullara bakıyorsunuz azami 30 saat ders görevi ve Şubat+Yaz dönemi tatili. Her ikisinde de öğretmenler görev yapıyor. Ama çalışma süreleri de farklı, izin süreleri de. Ben Bakanlığın öğretmenlere mesai getirme çalışmalarını destekleyenlerdenim. Ancak bu şekilde öğretmeni okulda tutabilir, okulu da açık tutabilirsiniz. Böylelikle kurumlarda çalışanların sesine de kulak vermiş olursunuz.

ÖĞRETMENLİK ÖNEMLİDİR. Benim yukarıda sarf ettiklerime kırılan-kızan öğretmenlerimiz mutlaka olacaktır, olsun. Durum bu. Ben sebze pazarında manav, hayvan pazarında kasap, oto pazarında komisyoncu, site pazarlarında düğmeci-kitapçı öğretmen görmekten utanıyorum. Efsane öğretmenliklerin nasıl elde edildiğini de bu değerlere bağlı kalarak yapılmış çalışmalara bağlıyorum. O öğretmenler öğretmenmiş kardeşim.. Sınıfta ders saatinde cep telefonuyla araba ticareti yapmayı onlarda biliyorlardı mutlaka. Yapmadılar ama yine de suçlular.. Çünkü yapanı ne engellediler, ne de ayıpladılar.

ÖĞRETMENLİK ÖNEMLİDİR. Efsane müdürler, efsane öğretmenler hepimizin hayatında olmuştur ve iyi ki de olmuştur. Çünkü çok şey öğrendik onlardan. Doğruluğu-dürüstlüğü, vatana-millete-devlete-bayrağa bağlılığı, toplumsala değerlere ters düşecek davranışlardan kaçınmayı hep onlardan öğrendik. Orada-burada değişik işlerde karşımıza çıkmadılar hiç. O yüzdendir ki saygıyı fazlasıyla hak etmişlerdir, böyle de olsun isterim.

Ne çok şey istiyorum değil mi? Aslında toplumun öğretmene saygısı halâ çok fazla. Ama kendini bilmez birkaç kişi bile bu saygınlığı yok etmeye yetip-artıyor. Aslında her meslek grubunda bu tür insanlar vardır ama öğretmenlik göz önünde bir meslek. O yüzden öğretmen olmak isteyen, o maaşla geçinmeyi de göze almalı derim ben. Açıkçası maaşların da çok düşük olduğunu düşünmüyorum. Tek maşlı biri olarak yaşadım ve emekli oldum. Allah devlete zeval vermesin. Emeklilikte de maaşım sürüyor ve yetiyor. Herkesin beklentisi benimkilerle orantılı olmak zorunda değil ama bunu yasal yollarla artırmak mümkün olmayacağına göre, bu mesleği yapanlarında yapmak isteyenlerin de bir daha düşünmelerini isterim. Saygınlığımızın ‘’eski devirlerdeki’’ konumuna erişmesini istiyorsak.

Yeni dönemin herkese hayırlı olması dileklerimle saygılar sunarım.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP