ÖĞRETMENLER GÜNÜ

ABONE OL
Aralık 10, 2011 20:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL

23 Kasım 2011 Çarşamba 16:04

Dünyada öyle meslekler vardır ki; insanların hayatını renklendirir ve şekillendirir. Ama biri var ki, sanki hayatın gerçekleriyle sizi yüzleştiriyor ve hazırlıyor. İşin başında pek önemsemesekte yaşantıda rol almaya başladıkça o insan/insanlar daha bir değer kazanıyor.

Öğretmenlikten bahsediyorum. Ama gerçekten öğretmen olmaktan.. Öğretmen gibi yaşayan ve yansıtanlardan bahsediyorum. Hiçbir iş bulamadığı için bunu iş olarak yapanlardan değil..

Hangi meslek elemanının hayatında etkili bir öğretmenin yeri yoktur ki? Hatta hep iyi demeyelim, kötü öğretmenin de etkileri yoktur ki?

Sonuçları farklı da olsa, etkileri hep aynı.. Birine saygı, diğerine nefret duygularını yaşatıyor. Yine de duygusal bir bağ sürekliliğini koruyor. Hangisinde olmak istediğinizi de siz seçin..

Son yıllarda sendikalardan, siyasi müdahalelerden, özlük ve yer değiştirme kıstaslarından, atamalardan çok şikâyet edilse de toplumsal yaşantımızın değişmez ve hatta olmazsa olmazı eğitim meselemizin çözüm odağında bence yine öğretmenlik mesleği yatıyor.

Bu sözümü lütfen doğru algılayın. Eğitim sistemini eleştirmek bile istemiyorum ama öğretmen yetiştirme sistemini uzun yıllardır eleştiriyorum ve sanırım hep eleştireceğim. Bunu ben değil; akademik personel daha çok yapmalı, ihtiyaç ve istahdam imkânı kalmamış alanlarda/programlarda gençleri oyalamamalıdırlar.

Öğretmenlik bir ihtisas mesleği olacaksa; -öyle olduğunu düşünüyorum ve mevcut mevzuatta bunu söylüyor ama- öğretmen akademileri Yüksek Öğretmen Okulları gibi işlevsellik kazanmalıdır. Kimsenin çok önemsemediği pedagoji, bir an önce olmazsa olmaz eğitim öngörüsü haline getirilmelidir.

Gençlerin bugün sıkça eleştirildiği -davranış bozukluğu nitelemeleri- sorumsuzluk ifadesiyle kendini bulan saygısız yaklaşımlarının altında; hem aile içi yetiştirilişlerinin hemde pedagojik bilgiden yoksun öğretmenlerin rolü olduğunu söyleyebilenlerdenim. Herkes beklentisini gerçekleştirilebilir bulursa, kuralların bir anlamı zaten kalmaz. ‘’O zaman da kimsenin şikayet hakkı olmaz’’ diyebilmeyi çok isterdim ama herkesin beklentisi sınırları zorlayan cinsten.

Meslekî davranış ve yaklaşım bugün çoğu öğretmeni zorluyor. Akdeniz Gazetesinin 22 Kasım nüshasında bir köşe yazarı öyle vahim bir manzara çizmiş ki, tüylerim diken diken oldu. Okuyun. Hak verdiğiniz yönler bulacaksınız. Ama tarif edilen öğretmenin bahsettiğim eğitimden geçmemiş öğretmenlerden olduğunu çok iyi biliyor ve ısrar ediyorum; büyük önder Atatürk’ün iltifat ettiği öğretmenlik mesleğini yeniden aynı değere ulaştırabilmek için, öğretmen yetiştirme sistemimizi değiştirmek ve düzenlemek zorundayız. Buna katkı verecek herkese hürmet ederim.

Bütün öğretmenlerimin ellerinden öper, öğretmenlik mesleğine kendini adamış tüm öğretmenlerin gününü kutlar, ebediyete intikal etmiş olanlara da Allah’tan rahmet dilerim.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP