Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Isparta'da 'Üniversite geçliğinin cinsel eğilimleri araştırması'

Sitemizde açıklanan veriler Isparta’da

Sitemizde açıklanan veriler Isparta’da 678 denek üzerinde öğrencilerin kendi çevrelerinde kendileri tarafından yapılan gizli anket çalışması yapılarak toplanmıştır. ‘Siyasette Gençliğin Yeri ve Önemi’ araştırması için tıklayınız

GENÇLİK ÜZERİNE 2.NCİ ARAŞTIRMA YAZIMIZ;

ARAŞTIRMA YAZISI:2

“ÜNİVERSİTE GENÇLİĞİNİN CİNSEL EĞİLİMLERİ”

Hayat ve hissetme yönüyle bireysel, tezahürleri açısından ise toplumsal bir olgu olan cinsellik, bireysel yönüyle sübjektif, sosyal yansımaları açısından ise objektif ve gözlenebilir bir karaktere sahiptir. Cinselliğin çeşitli faktörlerden etkilenmesi ve bu doğrultuda değişmesi ve şekillenmesi doğaldır. Görece bir kavram olan cinselliğe birbirinden çok değişik anlamlar yüklenebilir. Dolayısıyla cinselliğin sınırlarını tam olarak belirlemek ve tüm yönlerini kuşatacak bir yaklaşım sergilemek oldukça zordur. Her grubun veya kişinin cinsellik anlayışları farklı olabilir. Bu bağlamda Türk toplumunda da çok çeşitli cinsellik tiplerine rastlamak mümkündür. Makalemizin konusunu oluşturan “gençliğin cinselliği” de bu cinsellik tipleri içerisinde en belirgin olanlardandır. Türk gençliği ve özelde de üniversite gençliğinin cinsel yönelim ve anlayışlarında, farklılaşan kişisel ve toplumsal şartlara göre bazı değişimler olması kaçınılmazdır. Ülkemizde yaşanan hızlı sosyal değişme ve gelişmeler Türk gençliğinin diğer hususlara olduğu gibi din, ahlak ve cinsellik ile ilgili konulara da bakış açılarını önemli ölçüde etkilemiş ve din-ahlak ve cinsellik ile ilgili yeni algılar ortaya çıkmıştır.

Belirli yaşlar arasındaki insanları içine alan bir sosyal kategoriyi ifade eden gençlik kavramı, geçmişten günümüze bütün insanlık için bir olgu olarak var olsa da, yaygın biçimiyle modern bir kavramdır.

Gençlik çağı bunalımların, öfkelerin, çatışmaların ve kaygıların yoğun olarak yaşandığı; yanılgıların, bencilliğin, başkaldırının, bocalamaların, çelişkilerin, karasızlıkların ve sürtüşmelerin sık olarak görüldüğü bir dönemdir.

Gençlik, yalnızca olumsuzlukların bir araya geldiği bir çağ değildir. Aynı zamanda tatlı hayallerin, duyguların, cinselliğin, tutkuların ve idealizmin filizlendiği, yeniliğe ve ileriye doğru atılımların yapıldığı, kendi kimliğini arayıp bulma çabalarının yoğunlaştığı bir devredir.

Dolayısıyla gençlik dönemi “kimlik karışıklığı” olarak adlandırılabilecek değişimlerin yoğun olarak yaşandığı bir süreci içine almaktadır. Çocukluktan yetişkinliğe geçiş sürecini yaşayan genç, kendisi ve gerçek kimliği konusunda kaygı ve arayışlar sonucunda sarsıntılar geçirebilir. Bu bakımdan gençler, yeni bir kimlik kazanma uğraşında, başkalarının gözündeki kendileri ile kendi gözlerindeki kendilerini karşılaştırır ve önceden edindikleri rol ve becerileri yeni duruma nasıl entegre edecekleri problemini yaşarlar.

Bir başka ifade ile gençler, kendi tasavvurlarındaki ideal ben ile gerçek ben arasında, benlik algılarındaki farklılıklar doğrultusunda bocalama ve bunalım içine girebilirler. Bütün bunların yanı sıra, genellikle 17–24 yaşlarını kapsayan üniversite öğrenim süreci, gençleri üstesinden gelmesi gereken çok çeşitli problemlerle karşı karşıya bırakmaktadır. Üniversite gençliği, yeni bir ortama ve çevreye uyum sağlamak ve bunun yanında meslek sahibi olmaya hazırlanarak ilerdeki hayatına da yön vermeye çaba göstermek zorundadır. Dolayısıyla, en fırtınalı gelişim dönemi olarak kabul edilen ergenlik döneminin son yıllarını içine alan yüksek öğrenim süreci, üniversite gençliğinin büyük bir bölümünü psiko-sosyal sorunlarla karşı karşıya bırakmaktadır.

Gençlik, bir toplumun bugünü ile geleceği arasındaki tek gerçek köprüdür.  Dolayısıyla gençlik, belirtilen bağlam ve çerçevede, sosyolojik açıdan toplumun sürekliliğinin sağlanması ve geleceği açısından çok önemli bir fonksiyon görmektedir.

Araştırmamızın konusunu oluşturan “gençliğin cinselliği” de toplumun genel cinselliği içerisindeki en önemli ve en belirgin olanıdır.

İnsanın dünya-kurma girişiminde stratejik bir rol oynayan, kişinin kendi niteliği ve evrendeki yeri hakkında bütüncül bir bilgi şeması sunan cinsellik, özellikle gençlik döneminde benlik kimliğini oluşturma ve dünyayı anlamlandırma açısından önemli işlevler görmektedir.

Üniversite gençliği içerisinde yaptığımız araştırmaların ikincisinde;

*Üniversite çağına kadar gerçek anlamda hiç kız arkadaşı olmayanların yüzdesi; %35,
*Erkek arkadaşı olmayan kızların yüzdesi; %43.
*Kız-Erkek hiç arkadaş olmamışların kırsal kesimden gelenlerin oranı %76.
*Hala kız-erkek arkadaşı olmayanların yüzdesi %28
*Kız-erkek ilişkilerinde arkadaşlık kurmak sakıncalı diyenlerin oranı %32
*Bu durumu dine ve ahlaka dayandıranların oranı; %85
*Karşı cinsten arkadaşı olan ve Üniversite hayatında aynı evde bir kez bile olsa baş başa kalanların oranı %54
*Karşı cinsten arkadaşı olan ve aynı evde kalanların oranı %19
*Karşı cins ile ilişki yaşadım diyenlerin, Aynı cinse ilgi duyuyorum diyenlerin, Mastürbasyonla yetiniyorum diyenlerin oranı sorulmamıştır.
*Cinselliğe tabu olarak bakanların oranı;%16
*Erotik veya Porno filim izleyenlerin oranı %54

Bütün bu veriler 678 denek üzerinde öğrencilerin kendi çevrelerinde kendileri tarafından yapılan gizli anket çalışması yapılarak toplanmış verilerdir.

Toplumun merak ettiği gibi öyle afaki rakamlar olmadığı görülmekte olup; Arrkadaşı olup ta; karşı cinsin elini bile tutmayanların oranı, hiç öpüşmeyenlerin oranı bile çok yüksek düzeylerde bulunmaktadır.

Aldığımız yanıtlardan çoğu da “arkadaşlığı cinsel değil sadece sosyal ve öğrenciliğe bağlı arkadaş olarak görüyorum” diyenlerin oranı bile %64.

Yani çocuklarımız öyle abartılacak durumda cinsel eğilimleri olmadıklarını buradan rahatça ifade edebiliriz.

Buradan isim vermeden, anket çalışmasına katılan arkadaşlarımıza, anketleri yanıtlayan öğrencilere teşekkür ederim.

Secattin BÜYÜKDAVRAZ-FNMB ISPARTA-GAZETE32