DOLAR 16,6949 0.31%
EURO 17,3912 -0.05%
ALTIN 976,820,41
BITCOIN 321490-3,86%
Isparta
20°

AÇIK

17:12

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

ISPARTA’DA GÖREMEDİKLERİMİZ

ABONE OL
Haziran 18, 2013 19:02
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ispartada bir çevre kirliligi varmı?

Bir gürültü kirliligi varmı?

Yollar kardırımlar kimin hizmetinde?

Yaya hakları kişi hakları özürlü hakları ihlal ediliyor mu?

Hiçbir görevli insan haklarını kişi haklarını savunmuyor ve görevini yapmıyor buyrun size ayıplı yollar ve sokaklar ve caddeler… engelli bozuk yıkık kırık çukur olmuş gerek sürücülere gerekse yürüyen vatandaşlarımıza zarar veren yolları hangi görevli gelmişte yapmış? Ben onları gidipte taspit edip yazmaya becburmuyum…

Senin görevin şehri emin dedigimiz Isparta içinde kaldırımları yolları gezerek görerek sıhatli bir şakilde yapman gerekir degilmi?

Evet belki yagmurlar nedeniyle zarar ugramış yerler olabilir bunları akabinde siz görmeniz lazım. Yayaların geçtigi kaldırımlara çöpler yıgılıyor pislik içerisinde insanlara zarar veriyor. Bu bir hizmetmider? Eşyalar, reklamlar kaldırımları kapatırken birde motorsikler, bisiklet trafigi vatandaşı magdur adiyor. Yaşlı, ihtiyar, çocuk, kadın buralarda yürüyemeyecekmi? Dinlenme parkları arasında cirit atan motorlu bisikletler dalgın yürüyenleri an meselesi rahatsız ediyor. Zabıta bunlara dur demiyecekmi? Kaymakkapı cumhuriyet caddesi mimar sinan ve diger altımart caddelerinde güzenlik varmı?

Bazı kavramları telâffuz etmek kolay da, kavrayıp uygulamak zor. Özeleştiri, empati, diyalog, uzlaşma vs. gibi kavramlar. Çünkü bunların “şuur” meselesiyle ilgisi var; bilgi olarak duymak okumak işe yaramıyor. Önce sorumluluk şuuru olacak. Öyle bir kişilik yapısına sahip bulunacaksınız. İçinizden gelecek bunlar, dilinizde olması bir şey ifade etmez.

İnsan hayatı bir sentezler manzumesi. Bir sürü sentez var, onların da sentezi var. Kavramlar bu oluşumlar içinde gerçeklik sahicilik kazanır.

“Sorumluluk şuuru” dedik, ne demek sorumluluk şuuru? İnsanın bazı şeyleri görev bilmesi, bir yükümlülük sayması demek. Aklı, vicdanı, ahlak anlayışı böyle gerektirir ve kişilik yapısı buna göre şekillenir. Bu yapıdaki insanlar arasında kavga gürültü olmaz. Onlar empatiyi, özeleştiriyi, anlaşmayı uzlaşmayı bilirler. Sevgiyi saygıyı merhameti, hakkaniyeti ve hakikat duygusunu tanırlar.

Peki sorumluluk şuurunu nasıl kazandıracağız insanlara? Nasıl bir eğitimle, nasıl bir kültürle?

Hep hakları özgürlükleri konuşuyoruz. “İnsan” olmanın gerekleri, sorumlulukları yok mu? Bu sorumluluğa sahip olmayan, o hakları özgürlükleri nasıl kullanacak?

Sorumluluk şuuru, bir “ahlâk ve kişilik” meselesidir. Bunun eğitimi ailede ve küçük yaşta başlar, örneklemelerle yürür, sevgiyle gelişir. Ailesini üzmemenin bir görev olduğunu yavaş yavaş hisseder. Ceza vermekle, bağırıp çağırmakla olmaz bu. Sevgi, insana sevdiğini üzmemek gücendirmemek düşüncesini kazandırır, bir görev düşüncesini aşılar. Bazı mecburiyetler yüklenmez, görevleri severek üstlenilir. Ben çocukken “ders çalış, dersini yap” denildiğini hiç hatırlamıyorum. Çalışmazsam, karnede görünür, ailem üzülür; bu yeterli yaptırımdır. Benim hayallerim, iddialarım, ideallerim var. Öyle telkin edilmiş, o eğitimle büyümeye çalışıyorum. Ailem, yakınlarım benimle iftihar etmeli. Kendi çapımda sorumluluklarım var, görevlerim var… Daha ilkokula başlarken bu eğitimi ailemiz bize vermişti. Sadece bu da değil. Camimizin imamı her sabah kapımızı çalardı, her ihtimale karşı babamı uyandırmak için. Alışmıştık o sese. Üç defa kapıya vurur, gider. Hiç aksamazdı bu. Caminin imamı nasıl görevli ise, babam da görevli. Sabah namazını kılmak gibi bir sorumluluğu var. Ruhumda iz bırakan bir şeydi bu. Sorumluluk eğitiminin bir parçası. Önümde geniş bir ufuk vardı, ailem sayesinde…

Eğitim, bir açıdan telkin demektir. Çeşitli ifadelerle, örnek tavırlarla derunî etkiler meydana getirmek… Düşünce eğitimi de öyledir, sevgi ve sorumluluk eğitimi de. Aslında fıtraten var olanı uyandırmak… Çeşitli uygun ortamlarla karşılaştırmak… Çocuk onları kendiliğinden ve yardımsız keşfedecek değil… O enerji sizin eğitim yardımınızla açığa çıkacak, kişiliğinin gelişmesi o enerji sayesinde yavaş yavaş gerçekleşecek. Şimdi eğitim pek yok, sadece öğretim var. Bilgi vereceksin, bilgi yükleyeceksin. Düşündürerek vermemişsen, o verdiğin bilgi üzerinde de düşünülmez; yalnızca taşınılır ve işe yarayacağı zaman sınırlı olarak kullanılır, çoğu da unutulup kayar gider. Bu metot, bol miktarda kişiliksiz düşüncesiz ve sorumsuz, “dar becerikli” uzmanlar yetiştirir. Fikir hayatımızın hüzünlü hali öylece kalır. Sevgi ışıkları gerektiği gibi yanmaz. Sorumluluk şuurunu bekleyen meseleler hiç ilgi görmez. Sebebini anlayamadığımız sıkıntılarımız olur.

Sorumluluk şuuruna sahip olan kişi, kendini korumayı da geliştirmeyi de, nereden gelip nereye gittiğini de, yaşamasının anlamını da, sevgiyi de saygıyı da, neyi yapması neyi yapmaması gerektiğini de bilir. Bilir, çünkü kolay öğrenir; öğrenme ve düşünme gayreti süreklidir. Evlat, kardeş, anne-baba, eş, dost-arkadaş, çalışan-çalıştıran, hekim, bürokrat, her şeyin iyisi duyarlısı olmayı bilir sorumluluk şuuruna sahip bulunan kişi. Sadece beyinde değil, ruh’ta da bir akıl merkezi vardır ve ona sorumluluk şuuru denir. Uyandıralım, ışıtalım onu.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP