DOLAR 16,6439 0.71%
EURO 17,6357 0.57%
ALTIN 976,300,78
BITCOIN 350681-2,13%
Isparta
15°

HAFİF YAĞMUR

13:12

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

HİTLER VE GERÇEK UÇAN DAİRELERİ

ABONE OL
Aralık 11, 2011 10:28
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hitler Arjantin’e kaçmış

FBI’ın 752 sayfalık gizli belgelerinde, 1945 yılının 29 Nisan’ında intihar ettiği açıklanan Hitler’in aslında intihar etmediği belirtiliyor. Birçok Amerikalı Hitler’in ölümüne inanmıyor ve o dönemin FBI müdürü J. Edgar Hoover’e mektup gönderiyor. Los Angeles’taki FBI bürosu ise 21 Eylül 1945 tarihinde şu notu düşüyor: “Hitler ve 50 en yakın güvendiği kişi Berlin’in düşüsünden yaklaşık 10 gün sonra iki denizaltı ille Arjantin’in güneyine ulaştı. Bıyığını kesen Hitler burada bir çiftlikte saklanıyor. Astım ve gastriti var.”

Hitler’in UFO üssü çıktı

Alman bilim dergisi PM, Hitler’in II. Dünya savaşında Londra ve New York’u vurması için uçan daire tasarlattığını iddia etti.

1942’de tasarlanan V-7 uzay araçlarının 24 bin 200 metreye kadar yükseldiği ve hızının saatte 2 bin 900 kilometreye ulaştığı açıklanırken, savaşın beklenenden erken bitmesi yüzünden Hitler’in süper silahını kullanamadığı kaydedildi.

-NAZİ ALMANYASI UFO TEKNOLOJİSİ ve UZAYLI MÜTTEFİKLERİ ALDEBARANLILAR..

60’li ve 70’li yıllarda Ay üzerinde bir UFO hareketliligi gözleniyordu. Bu gözlemlerin bir kısmı teleskopla yapılmıştı, bir kısmı da Ay’a giden astronotlar vasıtasi ile… Örneğin Apollo 11’in Ay üzerinden yaptığı canlı TV yayınında modülün hemen sağ kenarında çan seklinde parlak bir UFO görünüyordu. Gerek bu çan şeklindeki, gerekse disk şeklindeki uçan daireler, III. Reich’in ürettigi Haunebu II ve Vril-1 uçandairelerine çok benziyordu. 21 Nisan 1945 gecesi büyük bir çana benzeyen uzay gemisi Haunebu III, Mars’a dogru yola çıkmiş ve sorunsuz bir sekilde gezegene inmisti. Haunebu III’ün mürettebati, milyonlarca yıldır orada bulunan, Mars yüzeyinin altındaki tesislere gitmişlerdi. (Iddialara göre, mars yüzeyindeki piramitlerin altında tüneller şebekesi bulunuyordu)

1952 yılında çekilen Ay yüzeyinin teleskopik bir fotoğrafinda, dış görünümü ile Haunebu III’e benzeyen bir UFO tespit edilmişti. Bu UFO muhtemelen, Mars, Ay ve kutuptaki Neuschwabenland – Alman üssü arasında mekik seferi yapan bir araçtı.

1951 yılında yine teleskopla çekilen başka bir fotografta Dünya ile Ay arasında bir UFO görülüyordu. Bu demektir ki, 1945’de plan aşamasında bulunan “puro” seklindeki uzay gemileri projesi, yani S.S E-V’in takdığı isimle “Andromeda Geraet”, muhtemelen 1945’den sonra kutuptaki Alman üssü Neuschwabenland’da gerçeklestirerek, “sigara” ve “puro” seklinde uzay gemileri üretilmişti. Bu uzaygemileri “Ana gemi” olarak bir Haunebu II ve dört Vril-1 uzay gemisi taşıyabiliyordu. Muhtemelen Amerikan Ay kaşiflerinin Ay’da çektikleri fotograflarda görülen uzay gemileri Vril-1 UFO’larıydı.

1950’li yıllarin başında uzaylılarla temas kurdugunu iddia eden Amerikalı George Adamski’nin teleksopik foto ile 1952’de çektiği fotograflarda görülen Satürn’lü!! ve Venüs’lü!!! ana gemiler, gerçekte Reich Almanyası’nın ürettigi “Andromeda Geraet” idi. Ayrıca yine Adamski tarafindan 13 Aralık 1952’de Palomar Bahçeleri, California’da 15 cm.lik bir teleskop kullanılarak fotoğrafı çekilen bir UFO, daha dogru ifadeyle “Keşif Gemisi” aslında, SS E-IV’ün geliştirdiği bir Haunebu II idi. Haunebu III uzay gemileri “Elektromanyetik Antigravitasyon tesiri” ile çalışıyordu ki bugüne kadar dünyada hiç kimse bunu çalışır bir biçimde üretememistir.

Haunebu III’ün Mars yolculugu ve Haunebu II, Vril-1 ve Andromeda-Geraet ana gemisinin II. Dünya Savaşı’nın bitimine az bir zaman kala Ay’da konuslandırılmalarının sebebi, Reich-Almanyası’nın yönetiminin umdugu gibi, her iki gezegenin (yani Ay ve Mars’ın) yüzeyinin altinda mevcut bulunan sağlam tesisleri yeniden harekete geçirmek ve 68 ışık yılı uzaklıktaki güneş sisteminden, yani Aldebaran’dan gelecek olan dünya-dışı insanların olusturdugu “Kurtarıcı Uzay Filosu”nun gelişi için üsleri hazır vaziyette tutmaktı.

ABD’nin 70’li yıllarda sürdürdüğü NASA insanlı Apollo programını Ay’a inişten sonra aniden kesmesi ve oraya bir daha hiç astronot göndermemesi, ayrıca Viking Mars projesinin başarısızlığa uğraması, tesadüf degildi!. Sovyetler’in 1989 yılında Mars’a gönderdigi “Phobos-2” adlı uydusu da Mars’ın yörüngesinde iken dünya ile bağlantısı kesilmisti.

Aynı şeklide 24 Ağustos 1993’de Amerikan Mars uydusu “Observer” de Mars üstünde iken dünya ile bütün bağlantıları kesilmişti. Ay ve Mars’ta meskun “Zekalar”, Reich Almanyası uzay gemisi mürettebati ve Amerikalilarin Ay’da ve Mars’ta karşılastıkları Aldebaranlilar, hem Amerikalıları hem de Sovyetleri bu iki gezegende de istemiyorlardı.

Mars ve Ay’daki birleşik Reich-Almanyası & Aldebaranlılar gücü, ABD ve Sovyetlere, gayet açık ve net olarak buralarda istenmedikleri mesajını vermişlerdi. Daha sonra iki müttefik, insansız Mars denemelerinden sonra, insanlı Apollo uçuşları gibi, Mars’a da insanlı bir keşif gezisi düzenlenmek istemişlerse de Aldebaranlı “Marslılar” ve Reich-Almanları, Amerikan-Viking teşebbüsünü ve Rusların Mars uydusunu tamamen etkisiz durumuna getirmişlerdir.

Kolberg Toplantisi ve Vril-7 Projesi:

1943 Noel’inde Ostseebad Kolberg’in romantik sahil satosunda, Vril ve Thule örgütünün ileri gelenleri ortak bir toplantı yaptılar. Medyum Maira Orschitsch ve onun tarafindan keşfedilen, Vril örgütünün yeni kadın medyumu Sigrun F. De bu toplantıda hazır bulunmustu. Bu iki kadın medyum toplantıda çok önemli bir rol oynamıştı. Toplantının başında doğal olarak, savas durumu ve Almanya’nın karşı karşıya bulunduğu tehlikeler, düsmanın muazzam gücü, azalan hammadde stokları v.b konular tartışılmıştı.

Konusmacılara göre, Almanya, açıkça aynı eski Kartaca gibi, yok edilmek isteniyordu. Müttefiklere karşı son bir firsat yaratılamazsa, Almanya’nın gelecegi umutsuz görünüyordu. Daha sonra UFO’ların savaşa hazır duruma getirmenin güçlüklerden bahsedildi. UFO’lar kendi koruyucu alanlarını yarattıkları için, saldırılardan yara almıyorlardı ama bu koruyucu alan, aynı zamanda, içerden disarıya herhangi bir silahla atış yapmaya da engel teşkil ediyordu. Bu sebepten UFO’lara konvansiyonel silahlar, yani ne bombalar ne de makinali tüfek ve/veya toplar, monte edilemiyordu. Bu silahlar aynı zamanda UFO’ların uçus özelliklerini de olumsuz olarak etkileyebiliyordu.

SS E-IV tarafindan gelistirilen “Işin Toplari” da etkili olarak kullanilabilecek bir durumda degildi. Bu genel durum degerlendirmesinin içine daha sonra “Aldebaran-Perspektifi” de dahil edildi. Aldebaran-Summi imparatorlugu ile medyumsal olarak güçlü ve somut baglantilar kuruldugu açiklandi. Vril mensuplari “Boyut Kanalinda” yolculuk yapabilen bir “Uzay Gemisi” üzerinde çalistiklarini belirttiler. Bu gemi vasitasi ile 68 isik yili uzaklikta bulunan Aldebaran’a rahat ve hizli bir sekilde girmek mümkündü. Vril mensuplari kendilerinin “Medyumsal transkomünükatif” yolla sagladiklari Alman-Aldebaran ittifakinin daha saglam ve etkili bir sekilde yürümesi gerektigini söylediler. Bu düsünceler 2 veya 4 Ocak 1944 tarihlerinde Adolf Hitler’e sunuldu. 2 Ocak 1944’de Hitler, Himmler, Künkel (Vril örgütünden) ve Dr. Schumann’in (Vril örgütünden) katilimi ile sunlar konusulmustu:

“Hitler karanlik bir önsezisinden bahsetti. O, Scharnhorst adli savas geminsin kaybini “Gölgelerin Laneti” olarak tanimliyordu. Hitler, Himmler’in israri ile Künkel ve Schumann’in düsüncelerini ögrenmeye karar verdi. Künkel ve Schumann birkaç kelime ile Aldebaran Imparatorlugu ile yapilan ittifaktan bahsettiler ve Vril örgütünün çalisma toplantilarina ait tutanaklari (Yani Aldebaranlilarla kurulan medyumsal temasa dair belgeleri) Hitler’e sundular. Hitler bunlari dinlerken, bir yandan da Himmler’e anlamli bir sekilde bakarak, bütün bunlari ciddiye alip almama konusundaki süphelerini hissettirmisti. Künkel, “Öbür taraf uçusu” sayesinde muazzam mesafeleri kat etmenin mümkün oldugunu ifade etmisti. O, Aldebaran hakkinda gerekli bütün bilgileri Hitler’e vermisti. (yani Aldebaran’in dünyaya benzer iki gezegeni oldugu, baska irklardan olan Regulus ve Capella ile yaptiklari savaslari, teknik üstünlüge sahip uzay filolari v.s) Künkel’in Führer’e anlattigina göre, Almanya ve Aldebaranlilar arasinda “Düsüncesi” bir iletisim kurulmustu ve bu halen de devam ediyordu. Hitler bunlari dinlerken sabrinin tastigini hissediyordu ki, tam bu sirada Himmler, Künkel’in açiklamalarini sonuna kadar dinlemesini rica etti.

Schumann, “Interkozmik Araç” denilen Vril uçandairelerinin plan ve fotograflarini Hitler’e gösterdi. Schumann ve Künkel, “Bu taraf-öbür taraf boyutlar kanali” vasitasi ile Aldebaran’a uçmak ve oradaki yönetimle ittifak yaparak, Aldebaranli uzay savas gemilerini bu dünyaya getirmek için hazirladiklari planlari da açikladilar. Bu gemiler “Öbür taraf –bu taraf boyut kanali” vasitasi ile dünyadaki savasa sokulabilirse, Almanya’nin zaferi garanti edilebilirdi. Hitler o ana kadar tek bir söz bile söylememisti. Sonunda Himmler’e bütün bunlar için ne düsündügünü sordu. Himmler, bütün bunlarin bir fantezi ürünü olmadigini ve araçlarin Vril örgütü mensuplarinca denemeleri sarti ile, akla uygun buldugunu açikladi. Hitler ilk defa olarak, Schumann ve Künkel’e bütün bunlarin ayrintili olarak planlanip planlanmadigini sordu.

Schumann, ilk uygun Vril aracinin böyle bir uçus denemesi için hazir oldugunu ve bu ay içinde ilk insanli uçus denemesini gerçeklestirebileceklerini belirtti. Yapilan hesaplara göre, farkli “Öbür taraf zamani” pilot ve mürettebat için bir sorun teskil etmeyecekti. Bu taraf zamanina ölçüldügünde Aldebaran’a varis 22-23 yil sürüyordu ama aracin içindeki mürettebat için geçen zaman, boyut degisikligi dolayisi ile, yalniz birkaç gün sürecekti. Bu hesaplamalardaki en ufak bir yanlislik bile Vril mürettebatinin ölümüne sebep olabilirdi. Hitler, Aldebaran savas gücünün dünyaya yardima gelmesi en iyi sartlarda 50 sürer dedi. Künkel, bugünkü Vril teknigi sartlarinda bu dogrudur, fakat çok yakinda daha iyi araçlar üretebilecegiz diyerek cevap verdi.

Hitler’e verilen bütün bu bilgiler yine de onu tatmin etmemisti. Dünyaya gelecek olan bu varliklarin ne biçim yaratiklar oldugunu sordu. Künkel söz konusu halkin, insan irkindan oldugunu ve bir çesit imparatoriçe tarafindan yönetildiklerini söyledi. Hitler bütün bunlari dinledikten sonra, onlara SS’lerin destegi ile bu girisimi baslatabileceklerini söyledi. (Hitler o zaman bu girisime hiç inanmiyordu Nisan1945’de Himmler’e söyle demisti: “Umarim ki bu uzay imparatorlugu, Künkel, ve Schumman’in söz verdigi gibi, intikamimizi almak için dünyaya gelebilir!”

Führer karargahindaki konusmadan hemen sonra, yani 2 Ocak 1944’de Vril-7’nin yapimi için tüm güçler seferber edilmisti. Vril mensuplarinin perspektifinden bakildiginda bu o kadar zor bir sey degildi.

Bu 45 m. çapindaki uzay gemisi aslinda genisletilmis ve adapte edilmis Vril-1 gemisi idi. Yalniz daha basit ve üretim teknigi açisindan daha ucuz bir malzeme kullanilarak yapilmisti. Vril-7 yapiminda tamamen yeni hücre kaplamalari kullanilmis ve 1945 baslarinda Traunstein yakinlarinda S.S’lere teslim edilmisti.

Vril örgtünün yaptigi “Vril-7” “Uzun menzilli uzay gemisi projesi” olmasaydi, dünya insanlari ve dünya insanlar arasindaki iletisim yalniz medyumsal mesajlar kanali ile sinirli kalacakti. Alman Vril-7 projesi çerçevesinde 2 tip basarili uzay gemisi yapilabilmisti.

Vril-7 (1) “Gezegenlerarasi Uzunmenzilli Uzay Gemisi”:

Teknik Özellikleri
Çapi: 45 m.
Yüksekligi: 15 m.
Itis sekli: Y-7/0 motoru + SM Levitatör EV
Hiz: Tak. 300000 km/sn. (Isik hizi) Normal kozmik anti gravitasyon uzay uçusu. Isik hizinin 3 kati = Tak. 900000 km/sn.= Uzay üstü boyut kanali uçusunda kullanilan hiz.

Ulasim mesafesi: Teorik olarak sinirsiz, pratikte max.68 isik yili uzaklik için hesaplanmisti. 68 Isik yili = 64×10 km= Aldeberanin uzakligi, uzay gemisindekiler için birkaç hafta ve 22,5 dünya yili.
Silahlar: 4xMk-108 Bataryasi (Makinali Top)
2xMk-108 (Uzay gemisinin üstünde)
2xMk-108 (Uzay gemisinin altinda)
Daha sona uzay gemisinin altina 11 mm kalibrelik, küçük bir zirhli kulenin içinde, KSK Donar (Isin topu) monte edilmisti.
Mürettebat: Max. 14 kisi

Vril-7, Ocak 1944’de ilk boyut kanali test uçusuna çikmis ve bir saat sonra, çok hasar görmüs bir durumda geri dönmüstü. Yapilan arastirmalardan sonra bu hasarin, uzay gemisinin hücrelerinin zayif yapilmasindan kaynaklandigi anlasildi ve Vril-7 bir müddet dinlendirildikten sonra, hücreleri yenilenerek, bazi ilavelerle Nisan 1945’de SS’lere devredildi. Bu islemden sonra Vril-7’ler, dünyadaki gizli tasima islerinde kullanildi. Hem yapi, hem de itis sekli olarak, Vril-7, Vril-1’in oldukça genisletilmis bir versiyonu idi. Fakat “Boyut Kanali” yolculugunu basaranin Vril-1 mi yoksa Vril-7 mi oldugu kesinlikle bilinmemektedir.

Bu uzay gemisi Nisan 1945’de Untersberg-Berchtesgaden’den havalanarak 68 isik yili uzakliktaki Aldebaran’a dogru yola çikmisti. Savasin sonuna gelindigi ve Alman Reich’inin yenilgisi de kaçinilmaz göründügü için, “Boyut Kanali” uçus testi yapilmadan yola çikma mecburiyeti hasil olmustu. Vril-Odin, Vril ve Hauenbu yapim tarzlarinin karisimindan ortaya çikan ilk ve son basarili proto tip uzay gemisi olmustu. Tek basina Haunebu motoru boyut kanali yolculugu için uygun degildi. Çan seklindeki bir Haunebu uzay gemisi daha ilk denemesinde, bir daha hiç dönmemek üzere, boyut kanalinda kaybolmustu.Vril yapimi gemiler de tek baslarina boyut kanali yolculuklari için yeterli degildi. Bu sebeplerden yukarda anlatilan kombinasyon uygun görülmüstü. Vril-Odin, ilk defa Ekim 1944’den sonra, Haunebu-Vril II/3 kombinasyonu uzay gemisi projesi olarak ortaya çikarmisti. Iddialara göre, Vril-Odin ve mürettebati, sagsalim bir vaziyette Aldebaran-Sumi Günes sistemine varmis ve orada Sumi-Er gezegenine inmisti. Anlatilanlara bakilirsa Sumi-Er dünyamiza çok benzeyen bir gezegendi. Sumi-Er yönetimi, dünyali müttefikleri olan Alman-Reich’ini düsmanlardan kurtarmak için, Uzay Amirali Zoder komutasinda 280 Uzay-Kruvazöründen olusan bir filoyu, Vril-Odin mürettebati ile birlikte, boyut kanali üzerinden, günes sistemimize ve dünyaya göndermeye hazir oldugunu bildirmisti. Vril örgütünün kadin medyumlari ve Sumi-Er’li kadin medyumlar arasindaki medyumsal iletisim sonunda, Alman Reich’inin savasi kaybetmesi halinde, Sumi-Er’liler askeri destek gönderme teklifinde bulunmuslardi. Dünyada kalan Vril örgütü kadin medyumlari arasindaki medyumsal iletisim, Alman uzay gemisinin Sumi-Er’e inmesinden sonra 2 yil daha devam etmisti. Bilinmeyen sebeblerden dolayi 1947 yili baslarinda bu medyumsal temas kesildi. Bu tarihten sonra temasin devam edip etmedigi kesinlikle bilinmiyor. “Vril-Odin” uzay gemisinin boyut kanalinda yolculugu mürettebat için birkaç hafta, fakat dünya yili 22,5 yil sürüyordu. “Vril Odin” uzay gemisi 1967 yilli sonlarina dogru, Aldebaran-Sumi yakinlarinda boyut kanalindan çikarak yeniden normal evrene girmis ve orada kendini bekleyen bir Aldebaran uzay kruvazörü esliginde Sumi-Er’e inmisti. Burada hakli olarak su soru sorulabilir, Aldebaran-Sumi “Kurtarici Filosu” ve “Vril-Odin” mürettebati ne zaman dünyaya gelecekler? Bizim de cevabimiz su olacaktir; Onlar dünyaya geldiler ama bizlerin haberi yoktu!..

Reich-Almanlari’nin kutuplarda yasayan müttefikleri olan Arianni’lerin, UFO’lari ile ABD’ye inip Eisehower ile görüstüklerine dair iddialar vardir. (1952 yilinda ABD’de Washington göklerinde yogun UFO gözlemleri yapilmistir). Nitekim Baskan Eisenhower 20 Subat 1954’de Edward AFB’de (Amerikan Hava Kuvvetleri üssünde) iken üsse, 5 uçan daire inmis ve uzaylilarin ayni bizim gibi insan olduklari ve bizim gibi atmosferde nefes alabildikleri görülmüstü. Uzaylilar Amerikan Baskani’ndan nükleer silahlanmaya son vermesini istemislerdi. Uzaylilar, Eisenhower ve yanindaki yetkililerin gözleri önünde hem kendilerini, hem de gemilerini görünmez bir duruma getirmeyi basararak onlara teknolojik üstünlüklerini göstermislerdi.

1- Nisan 1990 tarihli bir Amerikan gazetesinin iddiasina göre, “Hitler tarafindan 1943 yilinda bir intihar misyonu ile uzaya gönderilen Alman astronotlar, 47 yil sonra (yani 1990’da) dünyaya dönmüslerdi. “Bu sözler bir NASA yetkilisinin agzindan çikiyordu ve yetkilinin anlattiklarina bakilirsa, 3 uzay öncüsü Reich-Almani 3 Nisan 1990’da bir uzay kapsülü ile kuzey Atlantik denizine inmis ve bir Amerikan savas gemisine alinmislardi. Bu 3 astronot 1943’de gelistirilen bir V-2 roketi ile uzaya firlatilmislar ve açiklanamayan sebeplerden dolayi, kendileri için fazla bir zaman geçmeden (bizim zamanimizla 1990 yilinda) dünyaya inmislerdi. Astronotlari gören Amerikali yetkililerin hayretten dilleri tutulmustu; Çünkü karsilarindaki insanlar geçen 47 seneye ragmen hiç yaslanmamis gibi duruyorlardi. Acaba bu haberde bir gerçegin saptirilmasi mi söz konusuydu? Gerçekte burada söz konusu olan astronotlar, Reich-Almanyasi ile anlasma yapmis Aldebaran uzay filosunun temsilcileri olmasin? Belki de bu temsilciler ABD’ye bir ültimatom vermeye gelmis olabilirler!!!

Ayasofya: -Sorular Teoriler-

Bunların sonucunda aklımda hemen şu soru oluştu..Acaba galasimizde bilmediğimiz bir kutuplaşmamı mevcut?

Amerika-Gril Almaya-Aldebaran kutuplaşması..

Amerikanın uzaydaki varlığının sanki biraz etkisiz olduğu kanatindeyim..Çünkü insanlı dünya uçuşları yok gibi birşey..Ayda konumlanma yerine uzay istasyonu vs.. örnekte olabilir…
2.-Naziler bu teknolojiyi eski uygarlıklara ait kayıtlardan alamış olabilirlermi?Örneğin Vimanalar..
3.-Birçok kişi Hazarian 1999 ta uzayda olan o olaya şahit oldu..Belki kanıt yok ama şahit çok…Uzayda olan o savaş dünyayı ziyaret eden herhangi bir ırk ile Aldebaran-Alman ittifakı arasında olmuş olamazmı?
4.-Her ne nedense aklıma 1990-2000 yılları arasında Rusyanın bir kentine yapılan Ufo saldırısı aklıma geldi…Ama Rusya bu olayı dışarı sızdırmadı..
5.-Almanya bu denli müthiş bir teknolojiye sahip olmasına rağmen neden savaşı kaybetti?Belkide kaybetmedi uygun bir zaman kolluyorda olabilir..
6.-Almanlar Marstaki yerin altında olan tesislerdehalen varlıklarını sürdürüyor olamazlarmı?(Mürettebat kadın ve erkekli idi)
7.-Amerikan filimleri sanki bu gerçekleri destekliyor..Dikkat edersiniz hep uzaylılar bize saldırır…ABD gizli silahlarını ortaya çıkarır yada herhangi bir mucize ile bizi kurtarır:))
8.-ABD nin ufo teknolojisini çaldığı ve bu yolda geçmişin kalıntılarından da faydalandığı bir gerçek…

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP