DOLAR 16,8853 -2.7%
EURO 17,8334 -2.47%
ALTIN 991,58-2,31
BITCOIN 3625410,26%
Isparta
17°

AÇIK

13:12

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

ESRAR TARLALARINI GÖRÜNCE!

ABONE OL
Eylül 29, 2012 20:02
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Muhterem gönül dotları, değerli ülkü erleri sevgili şuur sahibi okuyucu kardeşlerim!

Boşuna değilmiş bu ülkeye başbakan yapılan boşbakan satılmışın“ yol diyarbekirden geçer” demesi ve, hain Zerdüştlerin kurtarılmış bölgeleri, yanılmıyorsam 1970 lerde Isparta merkezinde, tunçeli ermeni artıkları kurtarılmış bölge ilan ettilerdi ve o bölgeye Gülistan mahallesi adı verilerek onlara evler yaptırılmıştı onların teröründen korkarak. Şimdide doğuda ilan etmeleri, geçmiştekilerin hakikat olduğunu teyit etmiyormu?. 80 köye hakimiyetlerini ve benim denilen kahraman! Askeriyenin maalesef giremediğini, esrar tarlalarının kontrolünü temin ettiklerini ve daha nice seviyesizliğin-çukurluğun sergilendiğini, (25-26 Eylül 2012 Salı ve çarşanba tarihli Zaman Gazetesi)’nin sergisini seyredenler görecektirler, görmüştürler. Bu Kahramanlardan! General, Albay vs. yurt dışına kaçıyor, kaçırılıyor, yakalananlarda işte arzı endam ediyorlar.

“İmansız askerin korkak paşanın,

Bir yüzüne birde şanına tükür.

Kaçarken vurulup yere düşenin.

Bir ruhuna birde canına tükür.”

Rahmetli Abdürrahim KARAKOÇ Ağabeyim sanki bunlar için söyledi, yıllar önce. Zaten bunlarda İzzet, iffet, haysiyet ve şerefin kırıntısı olsaydı, bırakın konuşmalarını, kendi kendilerini imha ederlerdi. Ama onların şerefi, haysiyeti, iffeti izzeti, koltuk ve dolayısıyla milleti uyutarak soygunculuğa ilanihaye devam etmek.
Ama işte bir molla kasım “Yunusun işareti ile” zuhur edince, kahramanlıklarını firar etmekle tescillediler.
Dün yoluna halı döşenen Nusayri eşeği, bugün ülkeye bomba yağdırıyor. Nerdesiniz 27 Deyyus kanlı baskınının mimarlarından olan, Sabah radyodan ihtilali duyuran Alparslan! Tür keş in de yetiştirildiği yerden süğen Kahraman! Komutanlar? Haydin silin şu eşek belasını da ülkeme dahil edin benden koparılan parçamı. Baskından sonra. Hazreti Said-i Nursi hazretlerinin mezarını tahrip ettirip açtıran ve oradan çıkartan O Alparslan Tür keş tir. Canlı şahidi yani mezarın o ameliyede bulunan, haqla hayattadır.
Ha eğer biz doğuya gidemiyoruz, oraya nasıl gidelim diyorsanız: Ben de Ispartaya ruhsat verilsin, Demiralay ordusunun yunanı izmire döktüğü gibi, Eğer Hadu’ya ki: dünyanın idaresi elindedir: ve hempalarına eşek de dahil domuzda, dünyayı zindan edeceğimize yemin caizse yemin ederim. Misal mi: Cevher Duduoğlu, Ali İzzet Beğoğlu, Şeyh Şamil Hazretleri, vs. Artık bunun lâmı cimi kalmadı. Bir avuç Zerdüşt pkk ile eşeğin birlikte hazırladıkları bu senaryoyu, şunun bunun şu gaye ile kışkırtması diye lanse etmek ancak ihanet olur. Öyle bile olsa ki: öyledir de çünkü bopun tezahürü için bütün yazılan ve oynanan tiyatro. Olsun, bopa cop sokarım geberir gider, Muhteremler Tayyip ve Gül Efendiler, haddim değil amma ben hükümet olduğumda en menfur mezalim Müslümanlara reva görülüyor ve halâ da size rağmen böyledir. Artı, şimdi dünyanın keferesi ile sözde Müslüman kisveli şeyler de (çünkü fasığın arkasında namaz kılınır, buyurulduğu için şeyler diyebiliyorum) karşımıza dikiliyorlar. Dikilsinler. Köksüz ağacın devrilmesi çabuk ve basittir bilirsiniz. Savaş’sa savaş, işgalse işgal bu hakikati görelim ve dünya keferesine de haddini bildirelim. Zaman bu zaman, Nusayri fitili ateşledi, yaktığı ateşte kendisinin yanması lazım değilmidir? Evet aklı selim, sağ duyu sahibi ehli iman adına söylüyorum, istiyorum. Vebali Rabbın vahyeddiği tarza, bigane kalanların boynuna olsun derken bize rağmen, gayri müslümlerce dikilerek bize giydirilen fistanı, kim ölçtü, kim biçti, kim kesti, nasıl kesti, ne ile kesti, kim diktirdi, kim nasıl dikti ve bize nasıl giydirildi? Kısa bir tahlilini yapalım. Emi: Öyleyse buyurun: 

                FİSTAN BU

Akıllar iflâs edipte bayrağı çekince,
Şuur orduları terk etti beden’istanı.
Hadu’lar makasıyla, ölçüp, kesip dikince,
Millete yakışmadı, korkaklığın fistanı.

Leşle beslenirlerken, kanıma ekmek banar,
Milliyetçi geçinen, millete angaryalar.
Cibilliyetsizdir harami palikaryalar,
Bellerine sardılar zünnar ermenistanı.

Bir zamanlar yoluna halılar serdiğimiz,
Nusayri bir eşeği, adam zannetmişiz biz.
Sabır küpünü kırdı, işte çıktık hepimiz,
Geldik-mi, bulamazsın, yerin tezek-istani.

Seceren nusayri’dir, eşek oğlu sıpa-sın,
Hakikat musluğuna, lanetli kör tapasın,
Bir çöp bile değilken, zannetme ha, sopasın.
Kendine hazırladın, domuz, mezar-istanı.

Kanaryalık taslama, zehirli, sivri sinek,
Sen rüzgâr gülümüsün? Ateist, nusayr, dönek.
Müslümanlar! Domuza demiyorlar mı inek?
Siz sattınız geçmişte, Çeçen, Türk’men-istanı.

Dün, yoluna, kırmızı halı döşenen eşek,
Bu günse o yollarda patlatır bomba, fişek.
Kim bilir altına da sermiştik atlas döşek.
Sincan da değil! onda kurunuz tank-istanı.

Eşek açtı cepheyi, tek kendisi hedefte,
Doymayan domuzların, nevalesi kenefte.
Bu zalimdir diyor, bak alınlarında nefte,
Postala ki sevindir, börtü, böcek-istanı.

Vaktidir bu, mücâhid haydi, soyun cihâda.
Muzaffer ol diyerek, milyonlarca şühedâ,
Ellerini açmışlar, dilleriyse düâda,
Lâyık evlâd olarak temizleyin bostanı.

Düşürülen yerinden kaldır, şanlı sancağı,
Devşirmelere, verin oynasın, oyuncağı,
Bu ilâhi ülkünün yok, aması, ancağı.
Bakarsın âlem olmuş, gönüller gülistanı.

Bir leş miş .illetlere! dikiverin külâhı,
Tayyib kılıç sıyırsın, Gül’de çeksin silâhı.
İlâyı kelimetullahın nûru, felâhı,
İSLÂMİ’ye yazdırır, şanlı şeref destanı.

Evet efendim, son söz olarak burada şunu hassaten belirteyim ki: uyanmamıza ve neyin nerede ne şekilde ve nasıl olması ve oldurulmasının lüzumûna kâni oluruz inşaAllah,
Bedir savaşındaki zaferin neticesinde Sevgili (S.A.V)
“Ebû Cehil ne oldu? Biri gitsin baksın da bize haber getirsin dedi.”
Mesud oğlu Abdullah (r.a) cesedlerin arasında onun can çekişmekte olduğunu gördü:
“ Sen Ebû Cehil’sin” dedi.
Ebû Cehil, ‘Bir kişiyi yine ke
ndi milletinden biri öldürmüşse bu övünülecek bir şey midir?’ dedi. İnliyordu, yerinden doğrulacak halde değildi. Müslümanlar Mekke’den çıkmadan önce Ebû Cehil, Mesud oğlu Abdullah’ı (r.a) taşlarla vurmuş, işkence etmişti. Ona karşı öfke doluydu. Ayağını Ebû Cehil’in boynunun üzerine koydu, bastırdı. Ebû Cehil, inliyerek ‘ Ey koyun güden adam!’ diyerek onu küçümsedi. ‘Geçmişte çobanlık yaptığını unutma. Ayağınla nereye bastığına dikkat et’ dedi. Abdullah(r.a) onun başını kesti, getirdi. Sevgilinin önüne koydu.
Buradan tağutun ne olduğunu, ne yapılması lazımdır, hisse bu.
Hayırlı geceler hayırlı akibetler dilerim. es- Selamün aleyküm.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP