DOLAR 16,8853 -2.7%
EURO 17,8334 -2.47%
ALTIN 991,58-2,31
BITCOIN 355219-1,18%
Isparta
18°

PARÇALI BULUTLU

20:47

AKŞAM'A KALAN SÜRE

AYRILIKLAR

ABONE OL
Nisan 19, 2013 11:54
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hemen hepinizin aklına kısa süreli uzak kalmalar yada geçici süreli seyahatlar falan gelmiştir. Ki bunda şaşılacak pek birşeyde yok aslında. Başlığa bakınca muhtemelen hep böyle düşünülür. Teknik olarak bakarsanızda; terkedilmek,ayrı yaşamak,boşanmak gibi kavramları görmek mümkün. Evlenmek yada müstakil hayattan müşterek hayata giriş herkesin üstesinden gelebileceği bir durum değil aslında. Çoğu kez nedenini açıklayamadan evlenir insanlar yada evlendirilir. Bazıları da OLMAZSA BOŞANIRIZ,OLUR-BİTER diye düşünerek enine-boyuna irdelemez durumu. Gerçekten zor iştir evlilik. Tercihlerinin sorumluluğunu üstlenemeyen insanların yürütebileceği bir ilişki değildir. Özellikle de sonunu baştan düşünerek vazgeçme temayülünü erken gösterebilecekler için doğru da değildir. Çünkü karar ister tek, ister iki tarafça verilmiş olsun kırılgan hayatlar başlayacaktır ayrılıklar sonrası. OLMADI-YÜRÜTEMEDİK türü savuşturmaların arkasında hangi rüzgarların estiğini hiçbirimiz kestiremeyiz ama durumdan vazife çıkaranımızda çoktur!

Mesleki alanımın bir bölümü olan bu konuyu sanırım bugüne kadar hiç kaleme almadım. Üzerinde çokca çalıştım ama yazmadım. Arada sırada gazeteci arkadaşlarımın isteği ile yorumlamalarda bulundum ama yazmadım. Aslında bugünde yazmayı hiç düşünmüyordum. İnanmayacaksınız saat gecenin 00.45’i. Sanırım profesyonelliğim zarar görmüş bir yerlerden, fazlasıyla etki altında kalmış olmalıyım.

Herşey yolunda giderken niye biter evlilikler? Sevgi bitti,saygı bitti,aşk bitti vs vs. Herkes bir sürü varsayım üretiyor. Geçim derdi,seçim derdi,şiddet derdi,tahammül derdi vs vs. Meselenin altında zaman sorunu yatıyor ve hiçbiri farkında değil. Birlikte zaman geçirdiklerini ifade eden insanların çoğu ne çocuklarıyla nede eşleriyle kaliteli zaman geçirmiyor aslında. Kopukluk yada soğukluk buralardan besleniyor. Herkes ayrı program izlemek için ayrı odalara çekiliyor diye herkes birbirinden kopmaz aslında. Yaşam alanı halâ ortak ama genel bakış bu yoruma haklılık kazandırmak için savaş veriyor ve kazanıyor.

İstatistiklere baktığınız olur mu hiç bilmem ama ben gerekli-gereksiz rakamları izlemeyi çok severim. Hem kişisel AR-GE hemde planlama ne durumda bunu yorumlama fırsatını daha rasyonel görmemi sağladığını düşündüğüm için. Son gördüğüm istatistilerden birinde İKİNCİ KEZ EVLENENLERİN %17’sinin İLK EŞLERİYLE YENİDEN EVLENDİKLERİNİ gösteriyordu. Demekki ya hata sonradan görülüp-dönülüyor yada daha iyisi bulunamıyor bazıları için. Halbuki son zamanların flaş ve çok üzücü haberleri hep boşanmış eşlerin insani olmayan usullerle yok edilişlerine ilişkindi. Sanırım burada da ayrılmayı kabullenememek yatıyor. İnsanlarımızın öfke kontrolü son derece zayıf ve hatta öfkenin adresi yanlış. Bu konuda yasalara da sığınmalar çoğunlukta. Neymiş efendim; CİNNET GEÇİRMİŞ! Rahmetli Erbakan ne derdi bu durumlarda? HADİ ORDAN!. İnsanların canını alan her durum kasten öldürmedir. Bunun hafifletici sebeplerinin olmasını anlayamıyorum. Hele ki ayrıldığı eşini öldürme cüreti gösterenleri! Kendisiyle yaşanmışlıkları nasıl böyle bir saldırıya meydan verebiliyor? Bu öfke, bu nefret nasıl bir yaşantı biçimine dönüşüyor? İnsanı nasıl böyle zalimleştirebiliyor? Kadın öldü,erkek mapushanede, PEKİ -varsa- ÇOCUKLAR NE OLACAK?

Son yıllarda saldırganlık yüzdelerinin arttığına ilişkin istatistikler de var. Bunu ben tahammülsüzlük olarak yorumluyorum. Bir özgürlük kavramı sarmış herkesin benliğini, bencillikle karıştırmış olmalılar ki BAŞKALARININ DA BİR ÖZGÜRLÜK SINIRI OLDUĞUNU unutarak yaşantılarını sürdürüyorlar.

Herşeye itiraz ediyor,herkesi düşman görüyor,her yapılanı saldırı olarak görüyor ve müdafaayı geçip-saldırıyı seçiyorlar. Öncelikle kendilerine zarar verdiklerinin farkına bile varmadan..

Sonrasında da yalnızlaşıyor toplum. Ötekileştirme diye yeni adlandırmalar muhatap bulmaya başlıyor. Kırsal kesimde evler tek katlı ve ihata duvarı bile yok ama dostluk ve yardımlaşma halâ yaşantıdaki yerini sürdürüyor. Günümüz şehirleşmeleri dikey ilşkileri dikey yaşantı mekanlarıyla ve konforuyla sunduğu için etrafı seyretme lüksüyle yarışıyor herkes.. Yanıbaşındakinden habersiz.

Aynı evin içinde; sınav,kazanç,geçim,gelecek vb kaygılar yaşanırken görünmeyen ayrılıkları ben de nerelere taşıdım, değil mi?

Affınıza sığınıp-mutlu yaşantılar diliyorum herkese

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP