DOLAR 15,9444 0.1%
EURO 17,0284 -0.1%
ALTIN 948,50-0,01
BITCOIN 466456-3,11%
Isparta
15°

AÇIK

13:06

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

AH ŞU MERAK

ABONE OL
Aralık 11, 2011 00:08
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Herkesin hayatında meraklı bir çevre mutlaka vardır, her şeye karışan, her şeyi merak eden ve sürekli konuşan.

Kimi zaman komşu teyzeler, amcalar, kimi zaman en yakın akrabalardan…

Üniversiteye başlarsın, “Ne zaman bitiyor okul?” diye sorarlar. Uzatma ihtimalin varsa, vay haline, bir türlü açıklayamazsın durumu… Bir de okuduğun bölüm tatmin edici olmalıdır onlar için, yani işletme falan okuyorsan “Neyi işleteceksin?” tarzı sorulara katlanman gerekir… Olur da bölümün genetik mühendisliği gibi sıra dışı bir bölümse anlat anlatabilirsen ne iş yapacağını… Ancak ve ancak öğretmenlik ve tıp okuyorum dediğinde diller kapanır, ama bu sefer de gözler açılır onların yerine.. Öğretmen olacaksan önünde saygı ile eğilirler, tıpsa bölümün hemen şikayetlerini sıralayıverirler. O an bütün hastalıklar ortaya dökülür, hadi evladım topla toplayabilirsen… Mühendislik bile tatmin etmez meraklıları, hatta bazen “Daha fazla puan alamayıp öğretmen olamadın mı?” derler. Anlatmak istersin “Benim zamanımda mühendislik daha yüksek puanlıydı, ben tercih ettim…” Ama fark edersin ki karşındaki sana hala acıyan gözlerle bakıyor. Sorulan bu sorulara yetişebilme ve ikna etme çabalarının verdiği karın ağrıları eşliğinde üniversiteyi bitirirsin nihayet..

Okul sonrası şöyle bir dinlenip nefes alma şansın yoktur, “Falancanın oğlu, filancanın kızı işsiz kalmış” diye yapıştırırlar üstüne… Zar zor bulup orta karar bir işe başlarsın, önemli olan bir yerden başlamaktır çünkü… Sadece devlet memuru isen dokunulmazlığın vardır, onun dışında bir mesleğin varsa aldığın maaş hep en büyük merak konusudur. Maaşın artıkça, senden bahsedilirken adının önüne konulan olumlu sıfatlar artar. O kadar okumuşsundur, kaç seneni vermişsindir, kafa patlatıp dirsek çürütmüşsündür, maaşın aldığından hep daha fazla olmalıdır bu yüzden, yoksa içlerine dert olur. Kanaatkar olmanın nasihatleri etrafta kol gezer, ama asla yetinmemenin baskısı yapılır üzerine…

Az buçuk kazanıyor, hayata alışmaya ve düzenini oturtmaya çalışıyorsundur, nasip ya hayırlı bir kısmet henüz çıkmamıştır karşına… Ama hep merak edilir ne zaman evleneceğin… Okul bitene kadar hep bir sebebin vardır da, okul bittiği gün, bahanelerinin bittiği en zor andır… Erkeksen şanslısın “Daha önümde askerlik var” dersin de, kızların bu şansı da yoktur. (Tabi askerlikten sonra baskılar en az beş katına çıkar, işte o zaman hiç kurtuluşun yok). Kızlar için ise “Benim yakışıklı oğlum var, bekar…” diyen teyzeler sokakta yolunu keser, parmağında yüzük yoksa her an biri için uygun bir gelin adayısındır… Evlenmek için hep acele ettirilirsin, sanki kendileri erken evlenmiş de ne olmuş bilinmez… Söze geldi mi her şey nasip kısmettir, ama sana geldi mi en hayırlısı hemen evlenmektir… “Anlaşabileceğim uygun insan çıkmadı karşıma.” dersin, ama dinletemezsin…

Sonunda çıkar bir kısmet ve söz, nişan yapılır. Kısa bir nişanlılık, ardından düğün… Sonunda “Meraklı gözler artık üstümden gitmiştir, muratlarına erdiler, kurtuldum.” dersin, ama hiç de öyle değildir durum..

Meraklı çevre çocuk telaşına düşmüştür… “Geç olmadan bir tane al artık” derler. Sormak istersin “Hangi pazarda satılıyor?” diye ama terbiyen müsaade etmez. “Çok meraklıysan kendin doğur” dememek için kendini çok zor tutarsın, iyi aile terbiyesi almış olmana işte bir tek burada hayıflanırsın. Sürekli küçük bahanelerle geçiştirmeye çalışırsın. Aslında içinden geçen “ Yapsam sen mi gelip bakacaksın teyze?” demektir ama dilinin ucuna gelir de bir türlü söyleyemezsin.. Belki çok istiyorum ama olmuyor meraklı teyzecim, belki de hiç istemiyorum. Nedendir bu ısrar bir türlü çözemezsin…

Daha çok yenidir evliliğin, eşini tanımak, birlikte biraz zaman geçirmek istersin… Manevi sürecin yanında, maddi olarak da hazır olmak istersin küçük bir misafiri ömür boyu ağırlayabilmek için… Meraklı baskılara katlanabildiğince katlanıp, duymazlıktan gelmeye çalışırsın bir süre… Sonunda nur topu gibi bir bebeğin olur… Oh dersin artık kimse hayatıma karışamaz… Ta ki “Ee güzel kızım yalnız bırakma bunu, bir tane de buna kardeş al.” cümlelerini duyana kadar…

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP