USTA ASKER VE SELÇUK KÜÇÜKKALIPÇI

Okunuyor | USTA ASKER VE SELÇUK KÜÇÜKKALIPÇI
 USTA ASKER VE SELÇUK KÜÇÜKKALIPÇI

1937 yılında Isparta’da doğdu, ilkokulunu burada, ortaokulunu Ankara’da, liseyi Bolu öğretmen okulunda bitirerek İstanbul Çapa Eğitim Enstitüsü edebiyat bölümünden mezun oldu.1961-63 yıllarında askerlik görevini yaptıktan sonra 40 yıl süren öğretmenlik ve müdürlük görevlerinden sonra emekli olur. Kendi ifadesiyle yılın altı ayını Ankara’da, diğer altı ayını Isparta’da geçirmektedir. Eserleri,

Usta Asker (2009) -Yaşananlardan Şiirler (değişik tarihlerde sekiz kitap) -Yaşananlardan Hikayeler (2010)

Usta Asker kitabını okurken Selçuk beyi tanıma fırsatım oldu. Kitapta Babası Hüseyin Küçükkalıpçının katıldığı harp anılarını kaleme almış. Bizlere resmi ifadeyle anlatılan savaşları yaşayan birisi olarak anlatılanlar gerçekten ilgi çekici ayrıntılarla doluydu.Yani1889 yılında doğan babası 1910 yılında o zamanki liseyi bitirince yedek subay olarak askere alınır. Bağlı olduğu 2. Ordunun merkezi Edirne’de olduğundan oraya gönderilir ve levazım bölüğünde görevlendirilir. Levazım demek subayların-askerlerin aylıklarının ödenmesi, silah- cephane, her türlü mühimmat alımı, giyim, ayakkabı, yenilecek, içilecek malzemelerin alımı-depolanması bu bölüğün sorumluluğundadır.

2.Orduya bağlı bir asker olarak Yemen, Balkan Savaşları, Çanakkale, Doğu Anadolu, Kafkas ve en son Milli Mücadeleye katılır. Orduyla birlikte gittiği Doğu Anadolu’da Sarıkamış harekâtına da katılırlar.

Ateşkes anlaşması ile terhis edilip Isparta’ya dönüyor. İşlerini toparlamaya çalışıyor. Ancak 1920 de Milli kuvvetler orduya bağlanınca Akşehir Askerlik Şubesine özel silahı ile çavuş rütbesinde askere alınıyor. Bu arada gayri Müslümlerde askere alınarak amele taburlarında çalışıyorlar. Komutanı soruyor,

-Mesleğin nedir? Diye

-Ayakkabı kalıbı ustasıyım

-Marangozluk?

-iyi yaparım deyince 1500 ağır,5500 hafif makinalı tüfek, yüzlerce tüfek,2300 kağnı tamir ediyorlar.10 Aralık 1920 günü Mustafa Kemal Akşehir’e gelip, hazırlıkları yerinde görüyor. Babasıyla sohbet ediyor. Daha sonra 14 Mayıs 1922 günü Büyük Taarruz için gelir. Zaferden sonra terhis edilince evlenir,1935 yılında mesleğini bırakarak bakkallık yapmaya başlar.1940-46 arası karartma-ekmek, şeker, yağ vesika ile önde memurlara, artarsa halka satılıyor.1951 yılında Ankara’ya taşındık, ancak 1956 yılında tekrar döndük.1960 askeri darbesini bizzat yaşayan yazar bu konuda da ayrıntılı bilgiler sunuyor.

Selçuk Bey ulaşabildiği aile büyüklerini anlatırken 1910’lu, yirmili, otuzlu, kırklı, ellili yılları anlatıyor. Babasından dinlediklerini kaydeden yazar savaşılan yerler, komutanlar ve yaşadıklarıyla ilgili ayrıntılı bilgiler vermeyi ihmal etmiyor. Dahası babasının anlattıklarıyla yetinmeyerek aynı olayı başka kaynaklardan da inceleyerek geniş bir bilgi kaynağı sunuyor. Doğu Anadolu’da bulunurken Ermeni Tehciri ile ilgili olayları da anlatmadan geçmiyor.

Genel itibarıyla öğretmenler yazmayı pek sevmezler. Selçuk beyse hem araştırma yapmayı hem de aklındakileri kağıda geçirmeyi seviyor. Hele böyle az bilinen, tarihe ışık tutan anıları yazıp, yayınlamak ciddi bir cesaret istiyor. Yolumuzu aydınlatan Selçuk Küçükkalıpçı gibi yazarların sayısının artması dileğimle…

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın