ALTIN 214,6644
DOLAR 5,3857
EURO 6,0875
BITCOIN $3.312
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Isparta 6°C
Karla Karışık Yağmur

ÜLKEMİZDE İŞSİZLİK

30.07.2015
A+
A-

Ülkemizin en büyük sorunu nedir sorusuna verilen cevaplar içinde işsizlik sanırım ilk üçe girer. İşsizlik, çocukluk dönemini geçirmiş olmasına rağmen, mesleği olmayan yani kendi başına geçimini sağlayamayan anlamına geliyor. Yani okulunu bitirmiş ama bu eğitim ona bir iş, bir meslek, bir uğraşı kazandırmamış.

Okulda sadece ders kitapları okumuş,bütün yaz tatilini yatarak amaçsızca geçirmiş, insanlarla bir araya gelerek sosyalleşmemiş yani yaşamını saksı çiçeği olarak devam ettirmeye alışmış bir genç elbette okulun çıkış kapısında resmi dairelerin memurluk ihtiyacı için beklediğini sanıyor, kapı önünü boş görünce de nerde bu devlet diye ağlıyorlar. Hangi dükkan sahibi,işveren,çiftçi,fabrika sahibiyle konuşursanız ilk gündem maddesi çalışacak adam bulamıyoruz şikayetiolacaktır.

İş sahibi çalışacak insan, gençler çalışacak iş arayıp duruyorlarsa,yollarının birbirleriyle kesişmemesi durumunda sizce eksik olan nedir? Bu denklemde yanlış nerededir? İş sahibi mi, gençler mi yalan söylüyor acaba? Gençlerverilen işi mi, verilen ücreti mi beğenmiyor? Yoksaişveren kendine bağımlı, boğaz tokluğuna çalışacak köleler mi arıyor? Soruları çoğaltabiliriz ancak her zaman doğru cevaplara ulaşamayız. Bence doğru cevaba ulaşmak için gençlere verilen eğitimi sorgulamalıyız. Önce ailede başlayan sonra okulda devam eden eğitime bakmalıyız. Türkiye’de babasının işini devam ettirmeyi düşünmeyen gençler yada kendi mesleğini çocuğunun yapmasını istemeyen babaların oranını biliyor musunuz?Babası yaptığı işi beğenmiyor ki çocuğu nasıl sevsin? Anne –babalar çocuğuna iş beğenmemekte, yavrusunun neyi sevdiğini değil, ne olması gerektiğini baskı kurarak emretmeyi daha doğru bulmaktadır.

Kendisininyapamadığını çocuğundanbeklemek gibi bir acımasızlığı yapan anne-babalar bir genç fidanın hayatını kararttığını acaba farkında mıdır? Mutsuz gençler yetiştirdiğimizi görebiliyormuyuz?Kendi insanına kendini anlatamayan, kendini hep yabancı hisseden, kendi düşüncelerini gerçekleştirebilmek için emekli olmayı bekleyen yani işlerini hep erteleyen bir nesilyetiştiriyoruz. Sonra da nerede bu devlet, devlet neden iş üretmiyor, devlet neden işyeri açmıyor bağrışları ortalığı sarıyor.

Çözüm için cesaretle aynaya bakmamızı öneriyorum. Problemli çocuk yoktur, problemli aile vardır prensibince hatalarımızı görmeye hazırmıyız?Aynaların yalan söylememesine karşılık insanlar hele örnek olması gereken büyükler yalan söyler mi? Mutlu genç nesiller yetiştirme umudumu hala korumak istiyorum. Söyleyecek çok şey var ama aynada gördüğünü cesaretle kabul eden ve gereğini yapan insanlara ihtiyaç var. Çünkü cesaret olmadan yapılacak şey hep başkalarını suçlamak olmaktadır.

ETİKETLER:
YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.