KİLİSE

Okunuyor | KİLİSE

İbadethaneler ilk insan kadar eskiye dayanırlar. Düşünen insanın kendisini yaratanın ne amaçla yarattığını, nasıl teşekkür etmesi merak etmesiyle oluşan ibadethaneler her zaman en güzel mimari eserler olmuşlardır. Eski Isparta dinlerin çeşitliliği ile dikkat çekici bir yerdedir. Lozan anlaşmasıyla mübadele amacıyla Yunanistan’a gönderilen Rum vatandaşlarımızın ibadethaneleri olan kiliselerden çok azı bu güne ulaşmıştır. Bunlardan biri belki de en önemlisi binlerce turistin ziyaret ettiği yerlerden biri olan Gökçay mesirelik alanına giden yolun hemen üzerindeki Turan Mahallesindeki Aya Banita kilisesidir. Geçenlerde o taraflarda gezerken dikkat ettim, bütün etrafı imar edilmiş, çok güzel binalar, yemyeşil cadde, ancak bir tarafta boynu bükük bir şekilde kilisemiz mahzun duruyor. Cadde güzel, etrafı güzel, ilginç mimarisiyle kilise binası kilitlenmiş bir şekilde kenarda bekliyordu.

Acaba dedim bu binamız belediyemize, üniversitemize yada bir sivil toplum örgütümüze verilse, burada sanatsal veya kültürel etkinlikler yapılsa bu boynu büküklük giderilemez mi? Biz bunları yapabilecek kapasitede değil miyiz? Bütün dünyada böyle yapılar kültür hayatına eklenirken bizde kapısının kilitlenip boş oturulması nasıl bir psikolojidir? Bu duygular içindeyken bilgi almak amacıyla valiliğimize başvurdum, gelen cevapta ‘’bakımdan geçirilen binanın kültürel faaliyetlerde kullanılması amacıyla Süleyman Demirel Üniversitemize devir edilmiştir’’ denilmekteydi.

Ben bürokrasiyi suçlarken yetişmiş, kaliteli insan gücüyle tanınan, birçok kültürel faaliyet düzenleyen, şehrimizin göz bebeği, seçkin üniversitemiz bunca yıldır kilisemizin kilitli kalmasının sorumlusuymuş. Yanlış ve haddini aşan kelimelerle cümleler kuruyorsam lütfen beni bağışlayın ancak uğradığım hayal kırıklığı başka bir üslup kullanmamı engelliyor. Bu tür eserleri ayağa kaldırıp turizme kazandırmak çok önem verilen bir olaydır. Sonuçta dini turizm hiç de hafife alınmayacak sonuçları olan bir gerçektir.. Böyle bir esere sahip olmaktan gurur duyanlar önce onu işe yarar hale getirmelidir. Bunların ötesinde Ispartalı olarak bu güzel binanın kullanıldığını görmek benim en doğal hakkım diye düşünüyorum. Şehrimizin göze hoş gelen binalarla daha da güzelleşmesini sağlamak da her insanın görevi olmalıdır.

Böyle muhteşem mimari eser tamir edildiği halde üzerinden kilitleyip yıkılmasını beklemek bana akıllı insanların yapacağı işmiş gibi gelmiyor. Kaç yüz yıl insanlarımızın kullandığı bu kültürel yapı yıllardır ne yapacağını bilemez durumda aramızda var olma savaşı veriyor. Feryadını duyacak, sanata düşkün insanların yolunu çaresizce bekliyor. Üniversitemizin bu sesi duyacağına hala inanmak istiyorum.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın