• DOLAR
    3,8555
    % 0,51
  • EURO
    4,5222
    % 0,11
  • ALTIN
    153,4295
    % -0,41
  • BIST
    $17.249
    % 3,93
Adnan Taşar
Adnan  Taşar
adnantasar@gmail.com
Gök yüzü şenliği
  • 0
  • 22 Eylül 2017 Cuma
  • +
  • -

İlk duyduğumda şaşırmıştım. Yenişar bademli belediyemiz 13-14-15-16 temmuz günlerinde Melikler yaylasında Gökyüzü Şenliği düzenliyordu. Ispartamızın en yüksek dağı olan Dedegül dağına çıkmak için kamp yaptığımız yaylada başka bir amaçla bulunmak nasıl olacaktı? Mustafa Aka ve Kamil Sayılan ile karar verince gerisi kendiliğinden gelmişti. Perşembe günü Eğirdirden alış veriş yapmış,Aksu ilçemizde bir çay molası vermiş,tekrar tırmanmaya başlayıp,vali çeşmesinin arkasındaki yaylaya ulaşmıştık.

İlk gün Melikler yaylasına geldik. Kayıt olurken yaka kartı ile gece kullanmak üzere el lambası verdiler.Dolaşıp bir çadır yeri beğenerek yerleştik.Büyük çam ağaçlarının altına serinliğe sığınmıştık.Biraz ileride kalabalığın içinde TDF kamplarından tanıdığımız Bahri Bilici dostumuzu görüp yaklaştık. Bisiklet sporuna gönül vermiş dostumuz arkadaşlarıyla gelmişti.Çadırlar arasında beyaz keçiler gezmeye başlayınca önce şaşırdık ama yedi keçi ve insana baya alışık bir tekeden meydana gelen küçük sürü yaramaz çocuklar gibi günlerimizi şenlendirdiler.Hava kararmaya başlayınca akşam yemeği hazırlığına başladık.Malzemesi bolca katılmış bulgur pilavı ve mevsim salatasına giriştik ama tam çay keyfi yapmayı planlarken küçük tüpümüzün bittiğini şaşkın ifadelerle fark ettik.

Hem tüpümüzü değiştirmek hem de tanışmak için kalabalığa doğru giderken eski bir öğrencimle karşılaştım.Yenişarbademli’de çalıştığını söyleyince ayak üstü biraz sohbet ettik. Karanlık basarken her türlü ışık yakılmaması için ikazlar yapıldı. Düz alanlar irili ufaklı bir sürü teleskopla kaplanmıştı. Her teleskop etrafında toplanmış birkaç kişi gök cisimlerinin fotoğraflarını çekmek için uğraş veriyordu. Çevredeki suni Işıklar işte bu fotoğrafların kalitesini bozuyormuş.O zaman girişte dağıtılan fenerlerin sebebini anlamış olduk.

Gök cisimleri hakkında bir bilgilendirmenin ardından önce Jüpiteri sonra Satürnü gözlemleyen teleskopların önünde sıraya geçerek izledik.Hiç ışık yanmayan Melikler yaylası biraz sonra yıldız yağmuru altında gibiydi.Sanki ilk defa görüyormuşçasına başımızın üstündeki bu ışıklı cisimleri izliyorduk. Bu arada birkaç yapay uydunun hareketini hayretle gözlemledik.Tüpümüzün yedeği gelince çadırımızın bulunduğu alana giderek çay keyfi yaptık. Gecenin ilerleyen saatlerinde istemeyerek de olsa çadırlarımızın mahremiyetine çekilerek günü noktalamaya çalıştık.
Sabah erkenden kalkıp güzel bir kahvaltı yaptık.Çadır kurduğumuz çamların altı gerçekten serin ve manzarası nefisti.Patikalarında alın terlerimiz olan Dedegöl manzarasını kahvaltımıza katık ederek Eğridir’den aldığımız malzemeleri midelerimize indirdik.Sonrada tiryaki çayı ile dost sohbetini sürdürdük.

Çocuklar için etkinlik var diye anons edilince merakla o tarafa ilerledik.Kağıt ve pipet kullanarak basit yön tayini çalışmasını ilgiyle bir süre izledik. Vakit geçirmek için elimize birer su şişesi alarak iki km ilerideki pınargözü kaynağına doğru yürümeye başladık.Hava normal yol aşağıya doğru meyilli olunca etrafımızdaki200-300 yıllık sarı çamları seyrederek keyifle yol aldık.Tam ortalara gelmiştik ki yol kenarındaki çeşmeye takıldık.Kaynağımız soğuk olunca biraz mola verip,biraz vakit geçirdik.Çünkü yayladaki çeşme suyu ılık olduğundan böyle bir şeyi özlemiştik.Devam edip 700 yaşındaki sarı çam olan ağacını yokladık.Bilindiği kadarıyla bir dünya rekoru olan ağacımız pınargözü girişinde ziyaretçilerini bekliyor.

Suyu azalmış olan mağaranın girişinden içeri süzüldük. Büyük bir serinliğin karşıladığı mağaranın tespit edilen uzunluğu 16 km ile dünya sıralamasına giriyor. Dedegül dağının yoğun karlarının soğuttuğu mağarada biraz ilerledikten sonra dışarı çıkarak belediye personelinin çalıştığı alana yöneldik. Belediye başkanı burada bizlere öğle yemeği ikram edecekti. Masa ve sandalyelerin dizilerek hazırlıkların son aşamaya geldiğini görüp gölge bir yer bularak kurulduk. Parça sazan kızartma çorba salata ve kavundan oluşan menüyü temizleyip, yemek sırasında tanıştığımız Antalyalı bir ailenin davetini kırmayarak dönüşü güzel bir cip içinde gerçekleştirdik.Belediyenin kurmuş olduğu kıl çadırlarda oturarak biraz sohbet ettik.Daha sonra acaba çadırlar ne alemde hem bakalım hemde bir çay keyfi yapalım düşüncesiyle teleskopların arasından yerimize doğru gittik. Çaydan sonra Halk müziği sanatçısı Musa TAŞ’ın konseri bulunduğundan sazın büyülü nağmeleri duyulunca yine oraya yöneldik.

Üçüncü gün sabah kahvaltısından sonra programa baktık,en erken saat on birde etkinlik vardı bir yürüyüş yaparak vaktimizi değerlendirelim dedik.hava güzel olunca elimize küçük bir su şişesi alarak yola çıktık kamil beyle Mustafa abim çadır alanı ile pınar gözü mağarası arasındaki vadiyi keşfetmek istediklerini söylediler bende dedegöl dağına ilk tırman yerinin yanındaki kayalıklarda önceki gün gördüğüm mağaraya gitmek istediğimi söyledim.farklı yönlere ayrılınca ben yavaş adımlarla yükselerek vadiye geldim.Muhteşem çam ağaçlarını izleyerek kayalıkların dibine ulaştım. Artık bundan sonrası dik bir tırmanıştı. Parçalanmış kayalara dikkatle basarak daha önce görmediğim bitkileri seyir ederek mağaraya ulaştım.

Oturup etrafı seyir ederek biraz dinlendikten sonra inişe geçtim. Çadıra ulaştığında arkadaşlarımın döndüğünü gördüm ve öğlen yemeği hazırlıkları yaptıklarını ördüm. Haklı olarak beni merak etmişlerdi. Gördüklerimizi birbirimize anlatarak yemeğimizi yedik yapılan anonsla toplanma yerine gittik.Gelen minibüslere doluşarak Kubat abat sarayına gittik. Burası Selçuklu devletinin bulunmuş tek sarayı imiş. Girişte 5-6 üniversite öğrencisi olduğunu tahmin ettiğim gençler elerinde çapa ile kazı alanındaki otları temizliyorlardı. Saray 1949yılında Konya müze müdürümüz tarafından bulunmuştu. Beyşehir gölünü kenarında güzel bir yerde yapılmıştı. Gurubumuz kendi bildiği gibi kalıntıları gezdi.Bu arada önümdeki birisinin arkadaşına roma eserlerinin yanında bu zevksiz duvarlardan utanıyorum dediğini duyup üzüldüm.Amaçsızca gezmeden sinirlenip geri dönerek girişteki çalışan gençlere buranın sorumlusu kim dedim.

Neden sordunuz deyince bu kadar insan buraya gezmeye geldik,bize bilgi verecek kimse yok mu dedim.Tepenin üzerindeki evi gösterip kazı başkanı orada ,hocalar size bilgi verecek dediler,bakınca ekibin de oraya doğru yöneldiğini görüp bende ilerledim.Yaklaşınca resmi plakalı iki güzel arabanın park ettiği evin önünde toplandık.Kazı başkanı bizim gurubun akademisyenleri ile sohbet ediyor bizde masum köylüler gibi terbiyeli bekliyorduk.Sohbet uzadı ve gökyüzünde şimşekler çakmaya başlayınca servislere doğru acele ile ulaştık.

Bademli belediye başkanımızın vereceği akşam yemeği için ilçeye döndük.İyice artan yağmuru seyrederek Pınargözü pansiyonunun teras katında ki akşam yemeğinden sonra isimlerimiz okunarak katılım belgelerimiz verildi.Melikler yaylasına döndüğümüzde buraya henüz yağmur yağmaya hazırlandığı için aldığımız ortak kararla çadırlarımızı toplayarak dönüş yolumuza koyulduk.

Melikler yaylasında hiç ışıksız bir ortamda gök yüzü yıldız şenliğine şahit olmuştuk.Şehir merkezindeki sıcak ortamdan uzakta ülkemizin değişik yerlerinden gelmiş gökyüzü aşıklarıyla tanış olmuştuk.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
Isparta şenlik

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?