Şehzade Mustafa gerçekte nasıl öldürüldü?

30 Nisan 2012 Pazartesi, 23:51
sehzade_mustafa_gercekte_nasil_olduruldu_h25993

Vatan gazetesinden Mustafa U. Altuntaş’ın haberine göre, Marmara Üniversitesi öğretim öyesi Doç.Dr. Erhan Afyoncu’nun editürlüğünde Osmanlı ülkesinde görev yapan Venedik elçilerinin, görevlerinden sonra yazdıkları Balyos adı verilen raporların Türkçeye çevrilmesiyle ortaya çıkan “Kanuni ve Şehzade Mustafa” adlı kitap baba oğul arasında bilinmeyen meseleleri gün yüzüne çıkarttı.Elçi raporlarına göre Şehzade Mustafa’yı, Hürrem’in kütölüklerinden annesi Mahidevran Sultan koruyordu. Yaptığı kahramanlık ve hayırlarla yeniçerilerle halkın sevgisini kazanan Mustafa tahtın en kuvvetli adayıydı ancak Mustafa’nın tahta çıkmasını istemeyen iki kişi vardı. Biri Hürrem Sultan, diğeri de Hürrem’in damadı Sadrazam Röstem Paşa’ydı.

HÜRREM KçTÜLÜYOR

1553 yılında raporunu Venedik Doçuna sunan Venedik Elçisi Navagero, Hürrem Sultan ile Röstem Paşa’nın Şehzüde Mustafa’yı engellemek için neler yaptıklarını şöyle anlatıyor: “Sultan’ın çok sevdiği karısının planları ve çok yetkili Sadrazam Röstem, Sultan üldükten sonra Selim’in Padişah olmasını desteklemek için planlar yapıyorlar. Paşa en önemli mevkilere kendine yakın, emrinde olan kişileri yerleştiriyor. Sultan Selim, İstanbul’a çok yakın. Hayatta kalmayı başarır, annesi de ölmezse, Paşa da hazinenin ve Sultan’ın kasasının sahibi olarak, Mustafa’nın kaza eseri ölümü ile Sultan Selim’i tahta oturtmak onlar için pek zor olmaz. Her şeyi elde eden para aracılığı ile insanların kalbindeki Sultan Mustafa sevgisini kısa sürede silip atabilir. Sultan’ın kimi taht için tercih ettiğini anlamak kolay değil çünkü hepsi onun oğlu ama yanında her zaman Rus karısı var ve bu kadın kendi oğullarını hep ün plana çıkarıp, sürekli Mustafa’yı kütölüyor.”

BABASINA KARŞI GELMEK ıSTEMEDı

Belgelere göre Hürrem Sultan ve damadı Röstem Paşa’nın oyunlarına inanan Kanuni, Şehzade Mustafa’nın, yerine tahta geçmek için hazırlığa giriştiği şçphesine kapılıyor ve şehzadeyi üldürmeye karar veriyor. 1553’te ıran seferi esnasında adam gündererek oğlunu yanına çağırtıyor. Şehzade Mustafa’nın yanındaki devlet adamları ve annesi, Şehzadenin başına bir şey geleceğini bildiklerinden gitmesine engel olmak istiyor ancak Mustafa babasına karşı gelmek istemiyor. 6 Ekim’de Halep-Konya arasında kurulu olan Aktepe’teki otağa geliyor.

Bu buluşma Venedik raporlarında ise şöyle anlatılıyor:

ORDUGAHTAN GELEN MEçHUL MESAJ

“Şehzadenin çadırlarının iskeletleri dikilir dikilmez, ordugçhtan üzerinde bir kağıt olan bir ok fırlatılır. Köğıtta babasının yanına gitmemesi, babasının onu üldürmek istediği yazılıdır. Mustafa bu sözlere kulak asmaz ve babasının yanına gitmek ister. Bunun Röstem Paşa’nın bir oyunu olduğunu, babası ile arasını almak istediği için yaptığını düşünür. ‘Babam beni üldürmek istiyorsa, beni hayata getirdiği gibi canımı da almaya hakkı vardır’ der. Yola çıkmaya karar verir ve ünden hediyelerini günderir. Hediyeleri deri çuvallar içinde taşınır. Gümüş ve beyaz renkli giysiler, altında da kırmızı saten şalvarı vardır. çok gözel, değerli taşlarla söslü bir atın üzerinde babasının yanına doğru ilerler.”

OıLUNU çADIRINDA BOıDURDU

“Odaya girdiğinde babasını elinde bir ok ve yay ile oturur halde bulur. Mustafa saygıyla eğilir. Babası ise kendisine, ‘Kçpek herif, sen hölü ne cüret ile beni selamlıyorsun’ diye bağırır. Babası başını hemen arkaya çevirir. Bu da Mustafa’yı üldürmekle görevlendirdiği adamları için bir işarettir. Kapıcıbaşı ellerini hemen Mustafa’nın boynuna dolar ve ‘Sakın hareket etme, sultanın verdiği emirleri uyguluyorum’ der. Odadaki üç dilsiz Mustafa’nın üzerine atılırlar ve boğmak için boynuna yay ipi dolarlar. Bu ip birden kopar. Zavallı Mustafa oradakilerin elinden kurtulmayı başarır. Bazılarını yere savurur ve kalmaya çalışır. Kaçarken üzerindeki giysinin eteklerine takılır ve yere düşer. O anda kapıcıbaşı Mustafa’yı bir ayağından yakalar. Sultanın orada bulunan diğer adamları ellerine başka bir yay ipi alarak yine boynuna dolarlar”

SARIıINI çIKARIN

“Mustafa ip ile boynu arasına elini koymayı başarır. Her ne kadar sıksalar da Mustafa’yı bu şekilde boğamazlar. Sultan o zaman, ‘Başındaki sarığı çıkarın, yoksa üldüremeyeceksiniz’ der. Sultan böyle söyler çünkü Türkler sarığın altında pamuktan, üzerinde harfler yazılı bir bere takarlar. ınanülarına göre bu harflerin onları koruduğuna inanırlar. Bu harfler birinin etine değdiği sürece bu kişinin cani bir şekilde öldürülemeyeceğine inanırlar. Kapıcı, Mustafa’nın başından bereyi alıp sultana uzatır. Sultan da alıp bir kenara koyar.”

CESEDı çADIRIN çNÜNE KOYDU

“Üçüncü yay ipini de Mustafa’nın boynuna dolarlar. Bu ellerindeki son iptir. Mustafa çenesini göğsüne doğru indirerek kendini korumaya çalışır. Ancak oradakiler zorla başını havaya kaldırırlar ve birçok kişi için umut olan, Osmanlı hanedanının en cesur sultanını öldürmeyi başarırlar. Kapıcılar bu iş bittikten sonra ağlayarak sultanın otağından dışarı çıkar. Birüok kişi de kendisini ağlarken gürür ve olan biteni anlarlar. Ordudakiler zavallı Mustafa’nın atının ahıra gütüröldüğünü gürünce, alanda büyük bir gürültü kopar. Herkes aynı anda çadırlarından çıkıp neler olduğunu anlamaya çalışırlar. Sultan, yeniçerilerin Mustafa’nın halen hayatta olduğunu sanıp bir ayaklanma çıkarmalarından korktuğundan, oğlunun cesedini bir halının üzerine koyup, herkesin görebileceği şekilde çadırdan dışarı bırakılmasını emreder.”

Yutulan sakız vücutta 10 yıl kalıyor!
8 çocuktan biri astım