ALTIN 235,4903
DOLAR 6,1066
EURO 7,1824
BITCOIN $6.452
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Isparta 30°C
Az Bulutlu

O’nun ardından

21.06.2017
A+
A-
O’nun ardından

SDÜ, ismini aldığı 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i anma programında Türkiye Cumhuriyeti’nin demokrasi ve kalkınma mücadelesine; iz bırakan dış politikasına ve tarihi anlara tanıklık edildi. Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tanju Tosun, Demirel’in Türkiye’ye ‘gönül mühendisliği’ ve ‘millî irade’ kavramlarını kazandırdığını söyledi.

Yeşil başağın peşinde bir ömür

17 Haziran 2015 tarihinde, 02: 05’te, ‘solunum ve kalp fonksiyonlarında ileri derecede bozulma’ sonucunda hayata gözlerini kapayan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i anma programında Türkiye Cumhuriyeti’nin 55 yıllık kalkınma ve demokrasi mücadelesine tanıklık edildi. SDÜ Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezi’ndeki etkinlikte ‘yeşil başağın peşinde geçen bir ömür’ anlatıldı.

Gönül Mühendisliği ve Millî İrade

Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tanju Tosun, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in halk ile siyasetin arasında hakiki bir bağ kurmayı başardığını söyledi. Siyaset Bilimci Prof. Dr. Tanju Tosun, 1950’li yıllarda Adnan Menderes’in başlattığı ‘millî iradecilik’ kavramını 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in geliştirdiğini ifade etti. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in Türkiye Cumhuriyeti’ne ‘gönül mühendisliği’ kavramını kazandığını anlatan Prof. Dr. Tosun, şu analizde bulundu:

“Adnan Menderes ile başlayan toplum ve siyaset arasındaki hakiki bağ, Demirel tarafından daha da geliştirildi. Millî iradeyi en merkeze alan bir siyaset izledi. Toplumu her zaman için ön plana çıkardı. Demirel ile toplum arasında aşk- nefret ilişkisi doğdu. Aşk ilişkisi toplumla kurduğu iletişim dili. Nefret ise 12 Mart Muhtırası ve 12 Eylül Askeri Darbesi…”

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in 55 yıllık teknokrat, siyaset ve Devlet idareciliği döneminde ‘demokrat, muhafazakâr, İslamcı, liberal’ gibi tanımlamaların tek başına yeterli gelmeyeceğini kaydeden Tosun, “O batı uygarlığı ile geleneği buluşturan siyasi aktördü. Merkez sağdaki bir siyasetçi olarak Devlet ile barışık, muhafazakâr, milliyetçi bir liderdi. Modern ile geleneği birleştirdi. Vatandaşına saygı duydu. Saygılı Türkiye en büyük özlemiydi. ‘Büyük ve Kalkınan Türkiye’ Demirel’in ideali, siyasetiydi.” dedi.

Halk ile elit arasında uzlaşı kurdu

‘9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in İletişim Dili’ içerikli bir konuşma yapan Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülgün Erdoğan Tosun ise ‘uzlaşı kültürünü’ anlattı. Demirel’in, karşısındaki tanıyan, karşılık veren bir siyaset izlediğini kaydeden Prof. Dr. Gülgün Erdoğan Tosun, “Hafızasında 150 bin kişiyi tanıyacak kadar bilgi vardı. Dili, üslubu yalındı. Sembol olma açısından da örnek bir liderdi. Halk ile elit arasındaki ayrımı ortadan kaldırmak için mücadele etti. Her seferinde ‘köy çocuğuyum. Çobanlık yaptım’ vurgusu halk ile elit arasındaki uzlaşmanın arayışı idi. ‘Köyden çıkmış, çobanlık yapmış bir kişinin ‘Genel Müdür, Başbakan, Cumhurbaşkanı olması Cumhuriyet ve Demokrasi’ sayesindedir’ sözü ile Demirel Millî iradeyi, toplum uzlaşısını vurgulamıştır. Millî iradeye ket vuracak her türlü anlayışı ret etti” şeklinde analizde bulundu.

Sayıları çok iyi kullanırdı

Demirel’in unutmayan, sayıları kaydeden bir hafızaya sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Tosun, “İkna edici iletişimde bu değerler çok önemlidir. Sayılar ve kanıtlar, ikna için belirleyici unsurdur. Ayrıca Demirel taban siyasetini çok iyi yaptı. Çalışkandı. Hayata geçirdiği projeler de gösteriyor ki fark yaratan bir Devlet adamıydı. Halk ile daha doğrudan iletişim kurardı. Halkla yüz yüze gelmeyi severdi. Halk ile yüz yüze iletişim kuran çok etkili liderlerden biriydi. ‘Halk beni görmek; elimi tutmak istiyor’ derdi. Hitabet yeteneği çok iyi idi. Yerel şiveleri, dili çok iyi kullanan bir liderdi. Ve en önemli özelliklerinden biri de dinlemeyi çok iyi bilirdi.”

Hatıralarla Demirel

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in 55 yıllık siyaset hayatının çok büyük bir bölümüne tanıklık eden Gazeteci- Yazar Yavuz Donat’ta iz bırakan hatıraları paylaştı. Demirel’in atılan lafa, getirilen eleştirilere kızmayan bir lider olduğunu belirten Donat, bir anısını şöyle paylaştı:

“1965- 1969 arası elektrik tesislerinin açılışı yapılıyordu. Demirel, ‘size elektrik getirdim’ dedi açılış töreninde. Bir vatandaş oradan bağırdı: ‘Babanın parası ile mi getirdin?’

Korumalar, kolluk güçleri hemen hareketlenmeye başladı. Demirel anında müdahale etti: (‘- Durun. Ne yapıyorsunuz? –‘) Vatandaşı karşısına aldı: “- Benim babamın parası bu tesisi yapmaya yeterli mi? – Senin babanın parası bu tesisi yapmaya yeter mi? Ben bu eseri, buradaki milletin parası ile yaptım.”

Askeri Darbe oldu. Demirel, yasaklı. 4 duvar arasında. Tabi ziyaretçiler geliyor. Demirel, gelen yabancı heyetlerin kendisine ne dediğini not ediyor. Kendisinin onlara ne karşılık verdiğini yazıyor. Onu da rapor halinde Dışişleri Bakanlığı’na gönderiyor. Bunu neden yaptığını sordum. Şu cevabı verdi: “ Burası aşiret devleti değil. Burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Devletimin benim kimlerle ne konuştuğumu bilmeye hakkı var.”

Vatanı şikâyet ediyor mu desinler?

Yabancı üst düzey devlet adamları, Demirel’i siyasi yasaklı olduğu yıllarda ülkelerine davet ederdi. Demirel bu dönemde Türkiye Cumhuriyeti’nden dışarı çıkmadı. Gerekçesini de şöyle anlattı:

“Demirel şu ülkede Devletini, ülkesini şikâyet ediyor” mu desinler. Buna asla müsaade etmem.”

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e, ‘Zincirbozan’a sürgüne gönderileceği bilgisini ilk kendisinin haber verdiğini anlatan Gazeteci- Yazar Yavuz Donat, bir anısını da şöyle paylaştı:
“Çok sinirlenmiş, üzülmüştü. ‘Sevr Antlaşması’na imza mı attım. Türkiye’yi mi böldüm’ diye bağırmıştı. Ama kısa bir süre sonra önüne haritayı aldı, çalışmaya başladı. Ne yaptığını sordum. Çanakkale’ye Havalimanı Projesi üzerinde çalıştığını söyledi. Ben de ‘Beyefendi, az sonra Zincirbozan’a sürgüne gideceksiniz’ dedim. Şu yanıtı verdi:

“Siyasete giriyorsan, bu sonuçlara da katlanacaksın. Zincirbozan biter. Siyaset yasağı kalkar. Yine ülke için çalışırız.”
Siyaset iddia ve inancı olanların işidir. Demirel, iddialı ve inançlıydı. Demirel, uzlaşmayı başarabilen bir liderdi. Nezaketliydi. Örneğin, Demirel, ‘O siyasete geri dönmesin’ diye kampanya yapan 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’a geçmiş olsun ziyaretinde bulunmuştu. Siyaset satrançtır. 2 hamle ötesini göreceksin. Demirel hep şunu söylerdi: “Halka küsmeyeceksin.”

ETİKETLER: ,
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.