HUZURLU MUYUZ?

Okunuyor | HUZURLU MUYUZ?
 HUZURLU MUYUZ?

Birkaç gün önce radyoda konuşan yüz otuz beş ülke insanları içinde yapılan bir ankette göre huzurlu musunuz sorusuna verilen olumsuz cevaplarla ülkemiz son beş ülkenin içinde yer almış. Neden mutsuz olur insan diye düşününce kendini ifade edemeyen problemleri seyretmekten bezmiş insanımızı hatırladım.

Günlük hayatımızda elbette şikayet ettiğimiz bir çok konu olabilir. Etrafın çöple dolu olması, sigara izmaritlerinin her yere atılması, iş bulamama, tembellik, satış sonrası yaşanan problemler, trafik karmaşası, parkların uygun kullanılmaması gibi yüzlerce can sıkıcı durumla yaşamak zorunda kalabiliyoruz. Bu durumda önümüzde iki yol vardır, ya tatsız tuzsuz şikayet ederek yani şimdiye kadar olduğu gibi yaşamaya devam ederiz yada bu konuda bir şeyler yaparak, yani çözüme katkıda bulunacak işlere imza atabiliriz. Birincide hayatımızı zehir ederek yaşarken, ikincide etrafımızda kamuoyu oluşturarak bizi destekleyenlerle el birliği yaparak, daha güçlü bir şekilde mücadelenizi yapabilirsiniz. Böylece sivrilmeden yeni yandaşlar edinirsiniz Aynı dertten mustarip gönüller olarak aramızda iş bölümü yaparak topluma karşıda da bir sorumluluk görevi yapılmış olur.

Aklımıza hemen kötü şeyler getirmeyin, birçok insani hak bu şekilde ancak birlikte hareket edilerek çözümlenmiştir. Kırıp dökmeden, ilgilere ne istediğini anlatarak mesafe almak, her zaman daha kolay olmuştur. Kamuoyu oluşturmaya gelince bu günkü basın ve internet imkanlarıyla bu da sorun olmaktan çıkmıştır. İletişim çağında insanlara ulaşmak elbette daha kolay olacaktır. Yeter ki cep telefonlarını ve bilgisayarları sadece oyun aracı olarak görmeyelim.

Sorunlarla birlikte yaşamak, dünyanın en zor işlerinden biridir. Her gün sinirleriniz yıpranır, yaşama şevkinizi çalar, mutluluğunuzu hırsızlar. Hiç yoktan dert sahibi olursunuz. Âmâ davranıp silkinerek sorunu çözmeye niyetlenirseniz, bir heyecan sarar içinizi, yapılacak işleri sıralar, sonra size en yakın olanından işe başlarsınız. Artık hayatınızın bir anlamı olmuştur, sabah telaşla uyanır, işleri yoluna koymaya uğraşırsınız. Çevreniz genişler, dostlarınız artar, sevilen- sayılan birisi olursunuz. Örnek olarak ilk olarak ülkemizdeki bir gurup doktorun yıllık izinlerini Afrika’daki meslektaşlarına yardım amacıyla orada geçirdiklerini, bu sayede bir çok insanın hayatını değiştirdiklerini, 73 yaşındaki hastanın doğa yürüyüşlerine katılarak nasıl enerji dolu hale geldiğini gözlerimle gördüm.

Apartman yada site yönetimiyle, muhtarlık- belediye sorunları, sendika yöneticileriyle bankaların sizi dikkate almayan davranışları sorun olmaktan çıkar. Kendinizi anlattıkça rahatlayacak, çözüme doğru yol aldıkça mutlu olacaksınız. Meseleler çözüme kavuştukça tanıdık-tanımadık insanların hayır duaları ile karşılaşacaksınız. Bunlar yerinde oturarak, şikayet cümleleri kurarak elbette yapılamaz.

Fark ettiniz mi bilmiyorum, Çevremizdeki sorunlarla ilgilenerek insan olduğumuzu kabul ettik, mücadele ederek çözüme doğru adım attık, insanlara medeni olduğumuzu gösterdik. Sonuçta sorunlar çözülmek için vardır ve çözüm için çalışırken yaşananlar bizi olgunlaştırır. Mutlu ve huzurlu bir hayat başka nasıl olabilir ki?

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın