ALTIN 214,9755
DOLAR 5,3548
EURO 6,0923
BITCOIN $3.498
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Isparta 7°C
Yağışlı

Çuvalımızı sırtladım

10.07.2015
A+
A-

2015 Milletvekili seçimleri öncesinde bir moda söylem geliştirilmiş, oyuna sahip çık, sandığına sahip çık sözleri bolca söylenir olmuştu. Bende seçim sandıklarında görev almak için başvurdum. Can dostum Yalçın Özcan Bey arayıp, Halıkent Anadolu lisesinde sandık başkanı olarak görevlendirildiğimi söylediğinde heyecanlanmıştım.

1 Haziran günü seçim kurulu tarafından HEM de eğitim verilecekti. Toplantı salonuna gittiğimde koltukların üzerinde küçük kağıtların iğnelenerek numara verildiğini gördüm. Güzel bir düşünceyle sandık başkanı ve görevli memurun yanyana oturtarak tanışmaları amaçlanmıştı. Yanıma oturan Yenişarbademli’den Salim beyle tanışmam böyle oldu. Birbirimizin telefonlarını alarak cumartesi günü için sözleştik.

Bundan önce Cuma günü oy verme evraklarının olduğu çuvalı Seçim kuruluna giderek teslim aldım. Sayaç hızla ilerliyor oy verme günü hızla yaklaşıyor, buna bağlı olarak da nabzım üç buçuk atıyordu. Cumartesi günü oğlum Mustafa Canla maceralı bir arayıştan sonra okulu bularak yöneticiye bırakılan sandık ve oy verme kabinlerini teslim aldık. Biz odayı yerleştirmeye başlamış tık ki Salim beyde gelerek elbirliğiyle işlemi tamamladık. Bu arada diğer sandık heyetlerine komşu ziyaretleri yaparak ilişkileri başlatmış olduk. Artık Pazar gününe sıra gelmişti. Yılların devlet memuru anlayışına uygun olarak toplanma saati olan 07,00 dan on beş dakika önce oy verme işlemlerinin yapılacağı odaya gelmiştim.

Aylardır beklenen gün işte bu gündü. İnsanlar oluk gibi oy vermeye, siyasi tercihlerini belirtmeye geleceklerdi. Yavaş yavaş seçime katılan siyasi partilerin temsilcileri de sınıfa toplanmaya başlayınca önce tanışıp, sonra birlikte yemin ederek görevimize başladık. Zarflar, oy pusulaları tek tek sayıldı, tutanağaişlendi. Saat sekiz olduğunda sakinlikten faydalanarak sandık heyeti olarak oylarımızı kullandık. Böylece aramızdaki işbölümünü de test etmiş oluyorduk. Zaten hemen sökün eden müşterilerimize aynı şevkle hizmet etmeye başladık. Elinde çay bardaklarıyla koridordan birisi geçince bizde topluca çay söyledik. Oy verme işlemi sürekli aynı hızla devam etti, âmâ boşluklarda samimi sohbetlerimiz olmaya başladı.

Öğle saati geldiğinde kumanyalarımız siyasi partilerden gelince moralimiz iyice yerine geldi. Önceki görevlerde her siyasi parti kendi gözlemcisine kumanya veriyordu, bu yüzden bazılarına geç geliyor yadagelmeyebiliyordu. Problemlerin çözümünde mesafe alındığını görmek açısından sevindirici bir gelişmeydi. Eleştirenlere inat insanımız ve kurumlarımız hatalardan ders çıkarabiliyordu işte. Oy verme işlemi çok düzgün bir şekilde sorunsuz devam edip, katılım da güz güldürücü olmuştu. Yani insanımız oyuna sahip çıkıyordu. Saat 16,30 olduğunda oy sayım kurallarını tekrar gözden geçirdim. Saat 17,00 olduğunda oy verme işlemi bitip artık iş ikinci önemli evreye gelmişti. Sandığa akseden siyasi tercihler sayılıp işlenecek ve yerine teslim edilmesi kalmıştı. Yine sistemimizi kurup, işbirliği içinde sorunsuz ve hızla işlemler tamamlanınca artık son aşamaya gelmiştik. Sandığımızda görevli polis memuru ve üç görevli arkadaş eşliğinde çuvalımızı sırtladım.

Seçim kurulu binasına yaklaştığımızda önündeki caddenin milli eğitim binası hizasından itibaren kesildiğini gördük ama görevli olduğumuzu anlayınca geçmemize izin verdiler. Boş caddede arabamı ortaokulun önüne bırakarak kapıdan verilen numaramı aldım. Güzel bir düşünceyle hava muhalefetine tedbir olarak bahçeye branda gerildiğini memnuniyetle seyrettim.2-3 dakika içinde sıra numaram anons edilince girdiğim binada arka arkaya 6-7 masa konduğunu her masada yükümüzün bir kısmını bırakarak ilerledik. Öyle güzel bir sistem kurulmuştu ki saat yediye varmadan bütün işimizi tamamlamıştık. Arabamla evime doğru yol alırken yaşanan hızdan, stresten, aceleden sırtım ter içinde olmasına rağmen içimde görevimizi hakkıyla yerine getirmenin huzuru vardı.

ETİKETLER: , ,
YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.