600 bin kişinin ziyaret ettiği...
Bedensel engelli öğrencilere 'DOĞAL' eğitim
Isparta'da gıda denetimi
THK'dan 16 Öğrenciye model uçak...
Kaçıkoç konuşmasına bu akşam sizlerle sadece oda başkanı sıfatıyla değil, içinizden birisi, Isparta'da üretim yapan bir sanayici, bir kardeşiniz olarak konuşmak istiyorum diyerek başladı.
Sizler de çok iyi biliyorsunuz ki her meselede bardağın hem dolu hem de boş tarafını görebilmek gerekiyor. Hayattakine benzer şekilde, ekonomide de hiçbir şey sadece siyah ve beyazdan oluşmuyor. Bu açıdan, genel olarak ülkemizin, özel olarak da ısparta'mızın ekonomisinden bahsederken bu gerçeğin farkında olarak bir değerlendirme yapmamız gerekiyor.
Evet, madalyonun bir yüzü maalesef şirketlerimiz, işadamlarımız için pek iç açıcı değil.
Örneğin, üretimin üzerindeki yüklerin hala yüksek olduğu bir ülkede iş yapmaya devam ediyoruz.Kayıt dışı ile mücadele etkin bir şekilde yürütülmediğinden üreticiler arasında haksız rekabet devam etmekte, ucuz ve kalitesiz ithalat yerli üreticilerin belini bükmeye devam etmektedir.
Bu koşullarda üreticinin, sanayicinin ayakta kalması her geçen gün daha da zorlaşıyor. Makro ölçekte bakıldığında küresel krizin ardından ülke olarak ihracatımız artıyor, ekonomimiz büyüyor. Ama sahadaki oyuncuları olarak bizler, sanayimizde, üretimimizde ciddi problemler olduğunu görüyoruz. Hem sanayimizin, hem de ihracatımızın ithalata bağımlılığı kaygı uyandırıyor.
Daha kötüsü dışa bağımlılığımız ülke içindeki üretimimizi sakatlayan yapısal bir sorun haline geliyor. Üreticiler olarak sadece fason üretim yapan bir ülke konumuna gelmekten çekiniyoruz. İstihdamın önündeki engelleri kaldırmayı bir türlü başaramıyoruz. Bir bakıyoruz ki iş arayanların sahip olduğu beceriler, işverenlerin onlardan talep ettiklerinden çok farklı.
Maalesef okullarda çocuklarımıza kazandırılan beceriler şirketlerde, yani sahada, pek fazla bir değer ifade etmiyor. Islah edilmemiş bir vergi sistemi ile yola devam etmeye çalışıyoruz. Oysa sanayimizin ve yatırımlarımızın önündeki engellerin kaldırılması açısından iyi bir vergi sistemi hayati önem taşıyor. Öte taraftan ısparta'mız açısından da işlerin çok iyi gittiğini söylemek pek mümkün gözükmüyor. Isparta hala daha ekonomik açıdan ortalama gelişmiş bir il konumunda.
Halbuki zaman içinde çok ciddi bir sıçrama yapmamız gerekiyordu. Isparta olarak ülkemizin milli gelirinden sadece binde 5 oranında bir pay alabiliyoruz. Bu gerçekten çok düşük bir rakamÂ…
Bankalarda mevduatımız olduğu halde, diğer illerdekinden daha az oranda bu mevduatı krediye çevirerek kullanıyoruz, yani iş üretmiyoruz. başka bir ifadeyle ıspartalının tasarrufları bölge illerin kalkınmasını finanse ediyor.
Doğrudur, altyapı sorunlarını halletmiş, yaşanabilir kentler içerisinde ön sıralarda yer alan bir ilde yaşıyoruz. Fakat ihracatımızda bir türlü arzu ettiğimiz sıçramayı gerçekleştiremiyoruz. Tekstil sektöründe yediğimiz darbelerle iyice geriye gittik. Fabrikalarımız ya kapandı ya da kapasite azaltmak zorunda kaldı.
Ekonomik ve bilimsel gerçeklerle uyuşmadığını düşündüğümüz gerekçelerle ilk iki teşvik yasasından yararlanamadık.
Yaptığımız tüm uyarılara rağmen sektörel bölgesel teşvik sisteminde de hak etmediğimiz bir bölge içine dahil edildik. bu nedenle şu ana kadar geçen zamanda, görüldü ki ısparta bu teşviklerden de faydalanamadı.
Bunun için odamız olarak 2011 yılından itibaren geçerli olması için önemli çalışmalar yaptık. hazine müsteşarlığı nezdinde doğrudan girişimlerde bulunduk. oda meclisimizde bir teşvik komisyonu oluşturduk, odamız ekonomik araştırmalar birimi konuyla ilgili bir rapor hazırladı. meclisimiz yalnızca teşvik gündemiyle iki kez toplandı ve hazine müsteşarlığına yazılmak üzere taleplerimiz tek tek belirlendi ve müşteşarlığa iletildi. bu taleplerimizi başlıklar halınde sizinle kısaca paylaşmak istiyorum:
1.Isparta kesinlikle 4. ya da 3. bölgeye alınmalıdır,
2.Asgari yatırım tutarı 1 milyon liradan 500 bin liraya çekilmeledir,
3.Mobilya imalatı sektöründe asgari yatırım tutarı 4 milyondan 1,5 milyon liraya indirilmelidir,
4.Tekstilde modernizasyonun teşvik edildiği us-97 sektör kodlu teşviğe ısparta da dahil edilmelidir.
5.Makine-teçhizat imalatı ve merkezi ısıtma radyatörleri ve kazan imalatı teşvik kapsamına alınmalıdır
6.İnşaat kerestesi ile ağacın hazırlanması sektörleri teşvik kapsama alınmasıdır.
7.Verilen desteklerin oranlarında 2011 yılında bir değişiklik yapılmamalıdır,
8.Teşviklerdeki il gruplarının oluşumundaki veriler acilen güncellenmeli ve sonuçları kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşılmalıdır.
Bütün bunlar bizim açısımızdan sıradan öneriler olmayıp, daha önceki dönemlerden kaynaklanan ıspartanın kayıplarının giderilmesi, yeni dönemde de haksız rekabete maruz kalmamamız bakımından çok hayati tespitler ve önerilerdir.
Siyasilerimizden bu konuda çok açık ve net beklenti içindeyiz. konuyu takip ediyoruz. siyasilerimiz bu konuda hangi desteği bizden istiyorlarsa vermeye hazırız. zira, bu teşvik meselesi ısparta sanayisinin en önemli meselelerinden biridir.
Tüm bunlar madalyonun bir yüzünden yansıyan görüntülerden sadece bir kaçıÂ…Ama unutmayalım madalyonun bir de diğer yüzü var. Türkiye ekonomisi dünyanın 16. avrupa'nın 7. büyük ekonomisi haline gelmiş durumda. Cumhuriyetimizin 100. yılında, yani 2023'te dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında yer almayı hedefliyoruz.
Türkiye ekonomik kriz öncesinde kesintisiz altı yıl büyümeyi gerçekleştirebilmiş bir ülke.
Rakamlar bunun cumhuriyet tarihinin büyük başarılarından birisi olduğunu gösteriyor. Avrupa ve amerika hala daha krizin etkilerini üzerlerinden atmaya çalışırken biz çin'den sonra dünyada en hızlı büyüyen ülke konumundayız.
En kötü dönemde bile ihracatımızı 100 milyar doların üstünde tutmayı başardık. Bu noktada en büyük gücümüz kendi insanımız. Bu hem türkiye hem de ısparta için geçerliÂ…Hepinizin çok iyi bildiği bir gerçeği bir kez daha hatırlatmak için söylüyorum.
Isparta hem osmanlı'ya hem de onun mirasçısı olan türkiye cumhuriyeti'ne yön veren şahsiyetleri çıkarmış bir ildir.
Rekabet edebilen, yenilik ve araştırma yapabilen, nitelikli işgücüyle çalışan, dünyayla irtibatlı bir ısparta ekonomisi istiyorsak herkesin elini taşın altına sokması gerekiyor.
Bu noktada devlet büyüklerimiz lütfen atılması gereken adımları atsınlar ve bizlerin önünü açsınlar.
Benim basına verdiğim demeçleri, konuşmalarımı takip edenler iyi bilirler ki, ’her şeyi devletten bekleyen zihniyet’in daima karşısında olmuşumdur.
Yine her kes çok iyi bilir ki gerek şahsım gerekse ıtso olarak ilk önce kendi atmamız gereken adımlara odaklanmayı kendimize vazife saymışızdır.
İşte ısparta'daki şirketler olarak bizler de bunun yollarının açılmasına destek verilmesini istiyoruz.
Kısacası, ısparta'nın geleceği, özel sektörün üretim kapasitesini arttırmaktan, üretilen malların dış pazarlarla rekabet edebilmesinden ve katma değeri yüksek sanayi ürünleriyle ihracatı geliştirmekten geçiyor.
Isparta'nın artık yeni bir kalkınma hamlesine ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Geliniz hepimiz bu hamleler için gerekli taktikleri ve politikaları beraberce oluşturalım.
İş adamları, Devlet yetkilileri ve Siyasiler Ispartanın meseleleri ve çözümleri konusunda birlikte hareket etmek zorundalar biz oda olarak üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmek için hazırız.
Bu habere yorum yapan ilk siz olun!