22 Ocak Pazar günü Isparta kara uyanmıştı. Her taraf beyaz bir örtü altındaydı. Ana yollar kar bıçakları takılmış kamyonlar tarafından temizlenmeye çalışılıyor, bunun için yoldaki karlar yolun kenarına toplanıyordu. Göldoskla bugünİslamköy-Atabey yürüyüşüne katılacaktım. Sabahın bu sürprizini görünce programda bir değişiklik olup olmadığını merak ettim. Aradığım yetkili bir değişiklik olmadığını, gelenlerle gezinin devam edeceğini bildirdi. Hazırlığımı tamamlayıp yola çıktım.
İlk durağımız S.Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi idi. Bizi müze müdürü karşıladı, kısa bir tanışmadan sonra müze ile ilgili bilgi vermeye başladı. Kendisinin il kültür müdürü iken emekli olduğunu, vali Ertuğrul Dokuzoğlu’nun yönlendirmesi ile burayı tercih ettiğini belirterek kuruluş işlemlerinin büyük oranda tamamlandığını, ancak Demirel ailesinin açılış töreni düzenledikten sonra hizmete gireceğini söyledi.
S.Demirelin 1948 yılından beri devlet yönetiminde önemli görevler aldığını, bu süre içinde merak edilen kısımları için araştırmacılara yardımcı olunması amacıyla böyle bir tesis düşünüldüğünü, bu amaçla öncelikle yurt dışındaki örneklerinin incelendiğini, sonrada özel müze kurmaktaki tecrübelerinden dolayı Koç ailesinden, özellikle İnan Kıraçtan bilgi desteği alındığını belirtti.
1996 gibi önce caminin yapılarak, daha sonra yanındaki on altı dönümlük yerin alınarak işlemlere başlanmış, tesis aslında üç ana bölümden meydana geliyor, müze, belge binası(kütüphane) ve aslına uygun olarak restore edilen Demirel’in doğduğu ev şeklinde düzenlenmiş. Yine müzenin yedi küçük kubbenin çevrelediği bir büyük kubbeden meydana geldiğini, bunun yedi Başbakanlık ve bir Cumhurbaşkanlığını temsil edecek şekilde mimarisinin şimdiki Isparta belediye başkanı Yusuf Ziya GÜNAYDIN tarafından çizildiğini öğrenmek güzeldi.
Daha sonra iki gurup halinde Demirel evini gezdik.Çocukluğunun,aile bireylerinin hatıralarının canlı tutulduğu, fotoğraf ve açıklayıcı yazılarla donatılan ev yalnız başına gezilebilecek şekilde düzenlenmiş.S.Demirelin demokrasiyi çok sevdiğini çünkü ülkenin yönetimi farklı olsaydı, ben bu evden çıkıp başbakan, cumhurbaşkanı olamazdım dediğibelirtiliyor.
Vedalaşarak ayrıldığımız tesislerden, yürüyerek Atabeye doğru yol aldık. Bu kadar temiz bir kar üzerinde daha önce hiç yürümediğimizden, gelmeyen arkadaşlarımız adına üzülerek havanın güneşli olmasından da yararlanarak neşe içinde Atabeye vardık. Burada ki Ertokuş medresesini hayran adımlarla gezdik. Çıkışta bizi bekleyen otobüsümüze bindiğimizde, yürüyüş koordinatörümüz Fikret Bey, programın bitmediğini, belediyemize de bir ziyaret yapacağımızı söyledi. Merakta kalan ekibimiz belediye başkan yardımcısı Aydın ŞANLITÜRK eşliğinde belediye zemin katta ki yemekhanede bütün geceyi kar temizleyerek geçiren ekiple birlikte öğle yemeği yedik.
Bu programdan herkes mutlu olmuştu. Yemeğin üzerine içilen çaylardan sonra yüzlerimizde tatlı bir gülümseme eşliğinde programımızı noktaladık.
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir, teşekkür ederiz.
YORUM YAZ
Yorumlar
Toplam 1 yorum mevcut
ömer çobaner3 ay önce yorumlandı
demokrasi müzesinde benim gözüme çarpan büyük bir eksiklik var bu müzeyi yaptıran demirel ailesi isparta spora büyük hizmetler verdiler ama diğer spor klüplerinin formalari kaşkollar vs .herşey var a m a ısparta spora ait hiç bir şey yok buda bizim eksikliğimiz sanirim.
YorumlarToplam 1 yorum mevcut
ömer çobaner 3 ay önce yorumlandı
demokrasi müzesinde benim gözüme çarpan büyük bir eksiklik var bu müzeyi yaptıran demirel ailesi isparta spora büyük hizmetler verdiler ama diğer spor klüplerinin formalari kaşkollar vs .herşey var a m a ısparta spora ait hiç bir şey yok buda bizim eksikliğimiz sanirim.